Kendi Kendinize Jinekolojik Muayene


Muayene olmadan sorununuz varsa doktora gitmeden anlayabilir misiniz?

Kişinin kendi sağlığı ile ilgili önlemleri alması ve kendi kontrolünü yapabilmesi cesaretlendirilmelidir. Kendine güveni olan ve anlatılanları aynen yapabilen bayanlara evde basit tekniklerle kendilerini muayene etmeleri, smear almaları öğretilebilir.

Bu uygulama kadının kendisini hekime gitmeden düzenli aralıklarla kontrol etmesini ve şüpheli durum olduğunda hekime gitmesini sağlar. Özellikle çalışan bayanlar işten izin alma konusunda sıkıntılar yaşayacağından bu uygulamalar koruyucu hekimlik açısından faydalı olacaktır. Bu uygulama kadının kendisini hekime gitmeden düzenli aralıklarla kontrol etmesini ve şüpheli durum olduğunda hekime gitmesini sağlar. Özellikle çalışan bayanlar işten izin alma konusunda sıkıntılar yaşayacağından bu uygulamalar koruyucu hekimlik açısından faydalı olacaktır.

Cinsel yönden aktif olanların basitçe yapabileceği bir muayenedir. Kendini muayene etme üreme yolları enfeksiyonları ve kanserleri hakkında erken tanı konmasını ve yıllık kontrollerden daha önce hekime danışılmasını sağlar. Kişisel sağlık bakımı açısından kadınların vulvalarını ve memelerini kendilerinin muayene edebilmeleri önemlidir. Meme, vulva, vajen, rektum muayenelerini kendilerinin nasıl yapacaklarını kadınlar hekimlerden öğrenebilirler. Kadınların vulvanın normal halini bilmeleri önemlidir. Bunun için erken yaşlarda kendi kendine muayene başlanmalıdır. Kadınlar muayenelerini banyo sonrasında rahatlıkla yapabilir ve bir anormallik saptarlarsa hekime danışabilirler. Kendi kendine yapılan muayenede şüphe olursa, kesin tanı için hekim muayenesi gereklidir.

Muayeneler kişiye vücudunu ve normalin ne olduğunu tanımasında, vajendeki yaralar veya akıntıları tanımlamasında, rahimiçi araç kullanıyorsa ipini kontrol etmesinde, gebelik açısından riskli günlerden servikal müküs tayini ile haberdar olmasına yardımcı olur.

Kadının vajenini kendi muayene etmesi

Ayda bir kez adet dönemleri arasında yapılmalıdır. Vulvada geçmişte hastalığı olanlar 2 haftada bir muayene yapmalıdır. Muayenenin önemi vulvadaki siğiller ile kanser arasındaki ilişkinin varlığı ve son 15 yılda siğillerin görülme sıklığının %500 artmasıdır.

Muayene için küçük bir el feneri, ufak saplı bir ayna, spekulum (iki kaşığı olan ve vajen dudaklarını ayırmak için kullanılan alet), kayganlaştırıcı krem, temiz sabun ve sıcak su gerekir. Elbise ve iççamaşır çıkartıldıktan sonra tüm gerekli aletler ulaşılabilir bir yere konur. Dış genital bölge görülebilecek şekilde sert bir yere (yer, yatak, kanepe) kalça yastıklarla desteklenmiş şekilde oturulur. Dizler bükük ayaklar mümkün olduğunca birbirinden uzak ev hafif arkaya doğru konur. El aynası vajenin önünde tutularak şunlar incelenir:

* Mons pubis (vajenin üstünde pubik kılların olduğu bölge) kontrol edilir. Herhangi bir tümsek, ülser, siğil var mı, deri renginde kırmızı, beyaz veya koyu renk değişiklikleri var mı incelenir. Sonra parmak ucu ile derinin altında hissedilen oluşum var mı bakılır.

* Klitoris ve etraf dokKişinin kendi sağlığı ile ilgili önlemleri alması ve kendi kontrolünü yapabilmesi cesaretlendirilmelidir. Kendine güveni olan ve anlatılanları aynen yapabilen bayanlara evde basit tekniklerle kendilerini muayene etmeleri, smear almaları öğretilebilir. Bu uygulama kadının kendisini hekime gitmeden düzenli aralıklarla kontrol etmesini ve şüpheli durum olduğunda hekime gitmesini sağlar. Özellikle çalışan bayanlar işten izin alma konusunda sıkıntılar yaşayacağından bu uygulamalar koruyucu hekimlik açısından faydalı olacaktır.

Cinsel yönden aktif olanların basitçe yapabileceği bir muayenedir. Kendini muayene etme üreme yolları enfeksiyonları ve kanserleri hakkında erken tanı konmasını ve yıllık kontrollerden daha önce hekime danışılmasını sağlar. Kişisel sağlık bakımı açısından kadınların vulvalarını ve memelerini kendilerinin muayene edebilmeleri önemlidir. Meme, vulva, vajen, rektum muayenelerini kendilerinin nasıl yapacaklarını kadınlar hekimlerden öğrenebilirler. Kadınların vulvanın normal halini bilmeleri önemlidir. Bunun için erken yaşlarda kendi kendine muayene başlanmalıdır. Kadınlar muayenelerini banyo sonrasında rahatlıkla yapabilir ve bir anormallik saptarlarsa hekime danışabilirler. Kendi kendine yapılan muayenede şüphe olursa, kesin tanı için hekim muayenesi gereklidir.

Muayeneler kişiye vücudunu ve normalin ne olduğunu tanımasında, vajendeki yaralar veya akıntıları tanımlamasında, rahimiçi araç kullanıyorsa ipini kontrol etmesinde, gebelik açısından riskli günlerden servikal müküs tayini ile haberdar olmasına yardımcı olur.

Kadının vajenini kendi muayene etmesi

Ayda bir kez adet dönemleri arasında yapılmalıdır. Vulvada geçmişte hastalığı olanlar 2 haftada bir muayene yapmalıdır. Muayenenin önemi vulvadaki siğiller ile kanser arasındaki ilişkinin varlığı ve son 15 yılda siğillerin görülme sıklığının %500 artmasıdır.

Muayene için küçük bir el feneri, ufak saplı bir ayna, spekulum (iki kaşığı olan ve vajen dudaklarını ayırmak için kullanılan alet), kayganlaştırıcı krem, temiz sabun ve sıcak su gerekir. Elbise ve iççamaşır çıkartıldıktan sonra tüm gerekli aletler ulaşılabilir bir yere konur. Dış genital bölge görülebilecek şekilde sert bir yere (yer, yatak, kanepe) kalça yastıklarla desteklenmiş şekilde oturulur. Dizler bükük ayaklar mümkün olduğunca birbirinden uzak ev hafif arkaya doğru konur.

El aynası vajenin önünde tutularak şunlar incelenir:

* Mons pubis (vajenin üstünde pubik kılların olduğu bölge) kontrol edilir. Herhangi bir tümsek, ülser, siğil var mı, deri renginde kırmızı, beyaz veya koyu renk değişiklikleri var mı incelenir. Sonra parmak ucu ile derinin altında hissedilen oluşum var mı bakılır.

* Klitoris ve etraf dokular bakarak ve dokunarak kontrol edilir.

* İç dudaklara başparmak ve işaret parmağı arasında tutarak bakınız.

* İdrar deliği ve altındaki vajen girişine dikkatlice bakınız

* Dış dudakları aynı iç dudaklara baktığınız gibi kontrol ediniz.

* Vajen ile makat arasındaki bölgeyi inceleyiniz.

* Makat etrafını bakarak ve dokunarak inceleyiniz.

* Metal spekulum kullanılacaksa önce sıcak suda soğukluğunu alınız. Kaşıklara kayganlaştırıcı krem sürünüz. Diğer elinizle dudakları ayırarak spekulumun kaşıkları kapalı olarak ve sapı bacak tarafında olacak şekilde yavaşça vajene itiniz. Ağrı olursa 1-2 dakika bekleyiniz ve tekrar deneyiniz. Kaşıkların dibine kadar ilerleyince sapı yukarı doğru çeviriniz ve nazikçe açınız.

* Spekulum vajende ve tam açıkken el fenerini aynadan vajinanın içine aksettiriniz. Fener, ayna ve spekulumu hareket ettirerek vajen duvarlarını görmelisiniz. Vajinal akıntıyı inceleyiniz. Normal akıntı berrak-beyaz, ince veya kıvamlı, sirke gibi konan tarzdadır.

* Vajenin gerisinde yaklaşık 2.5 cm çapta ortasında delik olan pembe ıslak organ rahimağzıdır. Birkaç dakika rahimağzını ve vajen duvarlarını inceleyin. Rahimağzını görebilmek kolay olmayabilir. Spekulumu sağa sola hareket ettirmek, içeri itip dışarı çekmek gerekebilir. Zamanla bulmak kolaylaşır.

* İnceleme bittiğinde kaşıklar hafif açık yavaşça spekulumu çıkartınız. Sabunlu sıcak suda yıkayıp alkolledikten sonra bir sonraki muayeneye kadar saklayınız.

* Spekulum yerleştirildiğinde hafif basınç veya rahatsızlık hissedebilirsiniz.

* Metal spekulum soğuk ve sert hissi verebilir.

* Vajinal enfeksiyon varsa ağrı ve iritasyon hissedilebilir.

* İç dudaklara başparmak ve işaret parmağı arasında tutarak bakınız.

* İdrar deliği ve altındaki vajen girişine dikkatlice bakınız

* Dış dudakları aynı iç dudaklara baktığınız gibi kontrol ediniz.

* Vajen ile makat arasındaki bölgeyi inceleyiniz.

* Makat etrafını bakarak ve dokunarak inceleyiniz.

* Metal spekulum kullanilacaksa önce sıcak suda soğukluğunu alınız. Kaşıklara kayganlaştırıcı krem sürünüz. Diğer elinizle dudakları ayırarak spekulumun kaşıkları kapalı olarak ve sapı bacak tarafında olacak şekilde yavaşça vajene itiniz. Ağrı olursa 1-2 dakika bekleyiniz ve tekrar deneyiniz. Kaşıkların dibine kadar ilerleyince sapı yukarı doğru çeviriniz ve nazikçe açınız.

* Spekulum vajende ve tam açıkken el fenerini aynadan vajinanın içine aksettiriniz. Fener, ayna ve spekulumu hareket ettirerek vajen duvarlarını görmelisiniz. Vajinal akıntıyı inceleyiniz. Normal akıntı berrak-beyaz, ince veya kıvamlı, sirke gibi konan tarzdadır.

* Vajenin gerisinde yaklaşık 2.5 cm çapta ortasında delik olan pembe ıslak organ rahimağzıdır. Birkaç dakika rahimağzını ve vajen duvarlarını inceleyin. Rahimağzını görebilmek kolay olmayabilir. Spekulumu sağa sola hareket ettirmek, içeri itip dışarı çekmek gerekebilir. Zamanla bulmak kolaylaşır.

* İnceleme bittiğinde kaşıklar hafif açık yavaşça spekulumu çıkartınız. Sabunlu sıcak suda yıkayıp alkolledikten sonra bir sonraki muayeneye kadar saklayınız.

* Spekulum yerleştirildiğinde hafif basınç veya rahatsızlık hissedebilirsiniz.

* Metal spekulum soğuk ve sert hissi verebilir.

* Vajinal enfeksiyon varsa ağrı ve iritasyon hissedilebilir.

Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı

Op. Dr. Tevfik Yoldemir

ZAYIFLATAN 5 YİYECEK


Yağ oranı düşük birçok moda diyetler zayıflatma vadededer. İki ya da üç hafta moda olan diyeti yaptıktan sonra hemen zayıflayacağınızı ya da böyle kalacağınızı düşünüyorsanız oldukça iyimsersiniz. Bu tür bir programda ilk iki haftayı takip eden diğer haftalarda da zayıflamaya devam edersiniz ancak size birşeyler olmaya başlar. Kendinizi tembel, uyuşuk hissedersiniz, diyetinizde olmayan yiyecekleri tüketme isteği duyarsınız ya da daha iyimser bir deyişle midenizin büzüldüğünü, umutsuzluğa kapıldığınızı ve diyet kurallarına hapsolduğunuzu düşünebilirsiniz.
Kilolu olduğunu düşünerek diyet yapmak oldukça zordur. Çoğu diyet yiyecekleri kilo vermeyi sağlayabilir ancak metabolizmanız normal besinlere de ihtiyaç duyar. İşte önerilen 5 yiyecek metabolizmanızın işleyişini bozmadan, vücudunuzun enerji kullanma yeteneğini artırarak sağlıklı kiloda olmanızı sağlar.

1. Bozanın da Hammaddesi Akdarı:

 Tüm tahıllar yararlıdır ancak akdarı olarak bilinen tahıl daha yararlıdır. Protein, lif, B complex vitamin içerir ve kolayca sindirilir.

2. Kuşkonmaz:

 Zayıflarken klorofil bakımından zengin kuşkonmaz gibi gıdalar tüketmeniz önerilir. Kuşkonmaz folikasit, A, C, K vitaminleri bakımından zengindir ve lif kaynağıdır. Ayrıca, inulin (insülin ile karıştırılmamalıdır) olarak bilinen büyük bağırsaktaki yararlı bakteri oluşumunu destekleyen bir karbonhidrat da içerir.

3. Nar:

Zayıflarken nar gibi taze meyve tüketimine de önem verilmesi gerekir. Nar, kanserden korur ve antioksidan özelliği ile oldukça yararlı bir meyvedir. Nar yemek ya da nar suyu içmek yararlı olabilir ancak çok fazla nar suyu tüketmemeye dikkat edin. Meyvelerin daha yararlı olması için sadece suyunu tüketmek yerine lif özelliğinden de yararlanmanız için yemeniz önerilir.

4. Çam fıstığı:

çam fıstığı çam ağaçlarında bulunan ve yenilebilen önemli bir kuruyemiştir. Genellikle dolmalarda kullanılan çam fıstığı mide, ince ve kalınbarsakları korurur. Çam fıstığı yağı da sindirime yardımcıdır. Çam fıstığı ve bu tür kuruyemişler zayıflarken iştahınızı dengeleyen ve metabolizmanızı canlandıran yiyeceklerdir.

5. Yeşil çay:

Kahveye ve kafein içeren diğer içeceklere harika bir alternatif. Çok az kafein ile yararlı antioksidan içerir.

Sağlıklı bir diyet tavuk göğsü, mercimek gibi tahıllar, meyve ve sebzeler gibi yağsız proteinlerde içerebilir. Moda diyetler kısa sürede büyük oranda zayıflatma vadetselerde, kısa bir süre sonra kilo alacağınızı da belirtmeleri gerekir.

İhtiyacınıza göre yukarıdaki besinlerden günlük öğünlerinizde azar azar tüketin. Şişmanlatan yiyeceklerden uzak durun, yavaş yavaş çiğneyin ve diyet planınıza bu yiyecekleri mutlaka dahil edin.

Her Yerde Yapabileceğiniz Egzersizler


Şınav :  Çömelme :  Hamle :  Çökme :  Bükülme

 

sinav_cekmek_3

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Şınav: Vücudunuzu dik tutarak, dirsekleriniz yere deymeyecek şekilde avuçlarınızı yere sıkıca bastırarak ve uyluklarınız yerden birkaç cm uzakta olacak şekilde vücut dengenizi sağlayın. Sonra da aynı şekilde kollarınızı dirseklerden bükerek aşağı indirin ama vücudunuz yere temas etmesin. Bu hareketi yaparken elinizden geldiğince vücudunuzu bükmemeye çalışın. Ayrıca, duvardan, bir elbise dolabı veya sağlam bir sandalye kenarından destek alarak da yapabilirsiniz.

ÇÖMELMEÇömelme: Elleriniz kalçanızda ve ayaklarınız kalça hizasında olacak şekilde dik durun. Sanki bir sandalyeye oturacakmış gibi dizlerinizi bükün. Dizlerinizin şeklini hiç bozmadan çömelin ve kalkın.

 Hamle: Uzun adım atacakmış gibi bacaklarınızı açın. Dizleriniz zemine temas etmeyecek şekilde atış poziyonunda olana kadar yavaş yavaş dizlerinizi bükün. Yere bakmayın ve dizleriniz ayakuçlarınızın görünmesini engellemeli. Başlangıç pozisyonunuza dönün.

Çökme: Bir masanın veya sağlam bir sandalyenin kenarına oturun ve elleriniz ( parmaklarınız yüzükoyun şeklinde) kalçalarınız üzerine gelecek bir şekilde olsun. Sandalyeden kendinizi itin ve sadece ellerinizde destek alın. Kollarınız zemine paralel olana kadar kol dizlerinizi yavaş yavaş bükün ve daha sonra kendinizi arkaya doğru baktırın.

Bükülme: Dizleriniz bükük, ayaklarınız yerde düz bir şekilde ve kalça hizasında sırt üstü uzanın. Parmaklarınızı kullanmadan, ellerinizi başınızın altına koyun ve kol dirseklerinizi hafifçe içe dönük olsun. Başınız, boynunuz ve kürek kemiğiniz temiz zemin üzerinde olacak bir şekilde vücudunuzu arkaya ve öner doğru bükün. Bükülmeden önce bir dakika bekleyin.

Düzenli Egzersiz Yapmanın 10 Yolu


. Hoşlandığınız bir egzersiz yapın. Ekipman almak veya bir jimnastik salonunuza gitmek zorunda olmadığınızı unutmayın! İşte hoşunuza gidebilecek tavsiyeler; ağırlık kaldırmak, yürümek, koşmak, bisiklete binmek, tenis oynamak, aerobik yapmak. Saat kaç olursa olsun, hava kötü olsa bile egzersizi yapın.

 1. Hoşlandığınız bir egzersiz yapın. Ekipman almak veya bir jimnastik salonunuza gitmek zorunda olmadığınızı unutmayın! İşte hoşunuza gidebilecek tavsiyeler; ağırlık kaldırmak, yürümek, koşmak, bisiklete binmek, tenis oynamak, aerobik yapmak. Saat kaç olursa olsun, hava kötü olsa bile egzersizi yapın.

2. Başka bir kişiye takılın. Sosyal olmayı seven biriyseniz arkadaşlarınızla birlikte egzersiz yapabilirsiniz. Örneğin akşam yemeğinden sonra tempolu yürüyüş sizin için oldukça iyi olabilir. Eşinizle belirli bir egzersiz programı yaparak, sizin koçunuz gibi hareket etmesini isteyebilirsiniz. Birlikte her sabah kondisyon aerobikleri, enerji harcamanızı sağlayan egzersizler yapabilirsiniz. Eğer şehir dışında olursa saatinizi kurup sabah yürüyüşü yapabilirsiniz.

SPOR  3. Egzersizin yararları devredilemez. Arkadaş ve aile üyeleri bunun kişiliğinizin bir parçası olduğunu öğrenmeli ve “bugün neden egzersiz yapmasan olmaz mı” diyerek bıraktırmama çalışmamalı.

  4. Egzersiz sabah yaptığınız ilk şey olmalı. Sonrasında yapmak isteyeceğiniz bir dizi iş olacaktır ve ihmal etmenize neden
olabilir. Sabah erken kalkmaktan hoşlanan biri olmayabilirsiniz ancak denemeden göremezsiniz. Bir hafta deneyerek görmeye ne dersiniz? Egzersiz, duş güne enerji dolu başlamanızı sağlar. Evinizde egzersiz yapamıyorsanız gideceğiniz spor salonunun işinize yakın olmasında yarar var.

  5. İşinizden eve giderken de egzersiz yapabilirsiniz. İlk önce eve gitmeyin, zor yolları deneyin. Sakin yollar sizi motive eder. Eve gittikten sonra üzerinizi değiştirin ve tekrar egzersiz yapmaya devam edin.

  6. Aşırı yorgun olduğunuzda bile egzersiz yapın. Egzersizden sonra çok daha iyi hissettiğinizi göreceksiniz. Derin nefes alın, oksijen daha iyi hissetmenizi sağlayacaktır. Egzersiz bir süre sonra mutluluk ve neşe kaynağı olacaktır.
 

7. Aktivitelerinizi kaydedin. Sizin için önemli olan şeyleri not edin. Yaptığınız egzersize ne kadar zaman ayırdığınızı görebilirsiniz.
Bazı insanlar bunu oyun olarak bile yapıyor. Koştuğunuz mil ve süreyi her seferinde daha da artırın.

8. Gelişim sinyallerinin farkında olun. Daha formda göründüğünüzü bilmek harika olabilir. Kilo vermiş olabilir veya eskisinden daha neşeli olabilirsiniz.
Diğer gelişim sinyalleri ise; Daha iyi uyumak, düşünmek, enerjik olmak, arkadaşının eşyalarını taşırken kaslarının ağrımaması, kalp atışlarının düzenli olması, kolesterol, kan basıncı, kemik sağlamlığı ve kan şekeri gibi genel sağlık sorunlarının bulunmaması nedeniyle doktorunuzun tebrik etmesi olarak sayılabilir.

9. Köpekle veya hızını ölçebileceğiniz bir aletle yürüyün. Zevkli bir yürüyüş için zamanınız yoksa üç kerelik 10’ar dakikalık egzersiz 30 dakikanızı egzersize ayırmanızı sağlar. Günde en az 10.000 adım atmalısınız. Günlük ortalama adım sayını hesaplayın, her gün 300 adım daha fazla yürüyün. Adım sayınız her hafta yükseleyecek.

10. Kendinizi ödüllendirin. Egzersiz sonrası yatağınıza uzanarak kendinizi ödüllendirebilirsiniz.

 

Uzmanlar, davranışları değiştirmenin zor olduğunu belirtiyor. Bu yüzden bir hedef ve ödül belirleyin! Elde etmek için ilerleyin. Sıkı bir aylık fitness programından sonra kendinize bir video veya 5.000 adıma ulaşmanızı sağlayacak ayakkabılar alabilirsiniz. Ne olursa kendiniz için yapın

ZAYIFLAMA ve DİYET


Neler yediğinizi biliyor musunuz?
NELER YEDİĞİNİZİ BİLİYORMUSUNUZ???

Hazır yiyeceklerin düşünüldüğünden daha karmaşık olduğunu belirten uzmanlar, birçok hazır yiyeceği uzun süre taze tutmak için katkı maddeleri eklendiğini belirttiyorlar.

Howstuffworks’te yer alan haberde, 5 büyük fast food zincirinin menülerini inceleyen uzmanlar, en yaygın kullanılan 10 katkı maddesini açıkladılar;

1. Tavuk eti: Tavuk eti, sığır veya hindi etinden daha ön planda ilk sırada yer alıyor. Birçok fast-food zincirinde sığır etinden daha fazla tavuklu menü bulunuyor. Örneğin, bazı firmalar tavuk sandviçlere, nuggetlar, hediye tavuk çubukları, tavuklu atıştırmalıklar ve salatalar gibi tavukla yapılan menülere önem veriyor. Tüketime gelince sonuçlar değişiyor, çünkü buradaki et tüketimi daha fazla.

2. Xanthan Gum: Soslarda, süt ürünlerinde, kremada, içeceklerde, dondurmada ve pek çok üründe stabilizatör, emülgatör ve kıvam arttırıcı kullanılan katkı maddesi, birçok yiyecekte hoş ve tatlı bir his oluşturur. Bu katkı maddesinin bilinen herhangi bir yan etkisi bulunmuyor.

3. Mono ve digliseridler: Bu maddeler emulsifiye olarak biliniyor. Mono ve digliseridler çok geniş yelpazedeki ürünlerde kullanılıyor. Pastacılık ürünleri, yerfıstığı yağı, margarin, krem şanti, puding ve dondurma gibi ürünler bunlardan bazılarıdır.

4. Soya yağı: Soya fasülyeleri, soya yağı çıkarmak için eziliyor ve solventlerle karıştırılıyor. Bol yağda kızartmak için kullanılan soya yağı, ayrıca kraker, kurabiye, margarin, hamur işleri ve çorbalarda anahtar malzemedir. Bazı içeriklerde soya yağı olarak etiketlenirken, bazıları ise bitkisel yağ olarak tanımlar.

Soya yağı, çeşitli doymamış yağ asitleri içerir. Maalesef, doymamış yağlar uzun raf ömrüne sahip değildir. Hidrojenasyon ya da yüksek basınç altında soyayağının içine hidrojen gazı sıkıştırılarak istenmeyen bu özellik ortadan kaldırılıyor.

5. Niasin: Birçok gerekli vitamin, mineraller ile A, C ve K vitaminleri içeren brokoliyi fast-food menülerinde bulamazsınız. Taze sebze ve meyvelerin yerine işlenmiş gıdalar vardır. Buğday unu, fast-food yiyeceklerde kullanılan en yaygın işlenmiş gıdadır. Buğday unu, susamlı, susamsız, özel şekilli ekmek yapımında kullanılıyor. Ekmek ürünlerinde bulunan buğday unu, çeşitli vitaminler, mineraller, folik asit, demir ve riboflavin içeriyor. Fakat, en yaygın kullanılan katkı maddesi niasin ya da B3 vitaminidir. Niasin, suda çözünebilen ve vücuttan idrar yoluyla atılır. Günlük niasin alımı için ekmek yemek zorunda değilsiniz. Süt ürünleri, balık, yağsız et, yer fıstığı ve yumurta da bol miktarda niasin bulunuyor.

6. Monosodyum Glutamat: Namını Asya mutfağında kazanan monosodyum glutamat (MSG), birçok fast-food restoranı tarafından kullanılıyor. Monosodyum glutamat glutamik asidin bir tuzudur. Glutamik asit proteinleri oluşturan 20 amino asitten birisidir. Besinsel açıdan bakıldığında elzem olmayan bir amino asittir, yani vücudumuzda sentezlenebilir.

MSG’nin güvenirliliği yıllardır bir soru işaretidir. 1959 yılında, Amerikan İlaç ve Gıda Dairesi, MSG’yi güvenilir madde olarak sınıflandırdı. Sonra, 1980’li yıllarda araştırmacılar, glutamat ailesindeki kimyasalların beyin dokularına hasar verip vermediğini merak etmeye başladılar. Bu konudaki çalışmalar, sinir sisteminin normal fonsiyonunda glutamatın rolünü ortaya çıkardı. Aç karnına fazla miktarda MSG yiyenlerde ve astımlı hastalarda kısa süreli yan etkiler görüldü.

7. Tuz: Sodyum klorür ya da tuz, fast-food menülerinde her zaman bulunuyor. İlk sırada olmamasına rağmen tatlı yiyeceklerde bile tuz var. Fast-food zincirleri, yemeklerini daha lezzetli yapmak için tuz kullanıyor. Biberle beraber mevsim hamburgerlerinde eşleşen tuz, ekmekte, et ürünlerinde ve peynirde kullanılan başlıca katkı maddesidir. Bazı firmaların menülerinde 1,15 gram tuz bulunuyor.

Birçok sağlık uzmanı çok fazla tuz yenmemesi gerektiği konusunda halkı uyarıyor. Çünkü fazla tuzlu yiyecekler yemekle yüksek kan basıncı arasında bir ilişki olduğu açıklanıyor. Yetişkinler için günlük 6 gram, 7-10 yaş arası çocuklar için günlük 5 gram ve 4-6 yaş arası çocuklar için ise 3 gram tuz tüketimi öneriliyor.

8. Karamel Renk: Renk katkı maddeleri, yiyeceğin öz rengini korumak, renk değereni artırmak ya da renk doğal olarak bulunmadığında ekleniyor. En yaygın renk katkı maddeleri: Yellow No. 5, Yellow No. 6 and Red No. 40. Bir kaynağa göre, jöle ve hamur işlerinde kullanılan Red No. 40, Amerika’da kullanılan en yaygın gıda boyasıdır. Yellow 5 ve 6 ise peynirlere, pudinglere ve turta malzemelerine ve alkolsüz içeceklere altın parlaklığını veren diğer boyalardır. Ancak, fast-food menülerini incelediğimizde karamel rengin daha yaygın kullanıldığı görülüyor. Ancak karamel rengin ürünün lezzetinde hiçbir etkisi bulunmuyor.

9. Yüksek fruktozlu mısır şurubu: 1957 yılında 2 bilimadamının geliştirdiği yüksek fruktozlu mısır şurubu, konserve yiyeceklerde, kek ve bunun gibi ürünlerde, ketçaplarda (bir yemek kaşığı ketçapta bir çay kaşığı bulunuyor) dondurmalarda, pastillerde, reçellerde ve birçok başka yiyecek maddesinde kullanılırken, diğer benzeri madde ise alkolsüz içeceklerde (kola, soda vb.) bulunuyor.

Üreticiler, 3 adet enzimin de genetiğiyle oynayarak yüksek sıcaklığa dayanıklı hale getiriyorlar. Böylece yediğimiz içtiğimiz herşeye (pastaneden aldığımız baklava ve kola da dahil) genetiğiyle oynanmış bu sözde şekeri bol bol katıyorlar, çünkü normal şekere göre çok ucuz.

Gıdalarda yoğun olarak kullanılmaya başlandığı 1980′ den itibaren Amerika’da obezlik neredeyse 4’e katlandı. Baskılara boyun eğmeyen pek çok bilim adamı bu yükselen obezliğin en büyük suçlusu olarak bu maddeyi gösteriyor.

10. Sitrik asit: Tuz yüzyıllardır etleri ve balıkları korumak için kullanılıyor. Gıda uzmanları ve üreticiler diğer kimyasalların da koruyucu olduklarını keşfettiler. Limon, greyfurt gibi birçok meyvede doğal olarak bulunan sitrik asit, bunlardan biri. Gıdaların ve çeşitli organik maddelerin dayanıklılığını arttırmak için ve bazı alkolsüz içeceklere tat vermek için kullanılan sitrik asitten, şekerleme ve ilaç yapımında da yararlanılıyor. Sonuç olarak, sitrik asit nüfusun yüzde 99,9’unda herhangi bir yan etkisi bulunmuyor.