Topuklar Üzerinde Mutluluk!


Kül Kedisini Sindirella’ya dönüştüren, O’nu beyaz atlı prensine kavuşturan yüksek topuklu ayakkabılarını anımsıyorsunuz değil mi? Peki, Sex and The City filminin ikinci serisinde Mr. Big’in, Carrie’nin önünde diz çöküp yüksek topuklu ayakkabıyla evlenme teklifi ettiği sahneyi? Topuklu ayakkabıların mutlulukla bir ilgisi olmalı!

Neden Topuklu Ayakkabı Giyeriz?

Bazen acı ve mutluluğu aynı anda yaşatan topuklu ayakkabılardan neden vazgeçemediğinizi düşündünüz mü? Kırmızı tabanlı nefis ayakkabıların yaratıcısı Christian Louboutin’in bir tezi var: kadınlar güçlü orgazm yaşadıktan sonra ayak parmakları içeri doğru kıvrılır; yüksek topuklu ayakkabı giydiğinizde ayağınız, orgazm olmuş gibi şekil alır. İşte, bu yüzden kadınlar; topuklu ayakkabılar üzerindeyken daha mutlu, daha dişi, daha seksi hissederler… Bilinçaltı;topuklu ayakkabılarla her adımda, yeniden orgazm olmuş hissini yaşatır. Ne dersiniz, Christian Louboutin haklı değil mi? Topuklu ayakkabılarla aşk yaşıyorsak; bir sebebi var!

 

Küçük Adımlarla Başlayın!

Topuklu ayakkabılarla yaşadığınız aşkı, masallardaki gibi sonsuza dek mutlu sürdürmek istiyorsanız; küçük adımlarla başlamalısınız… Platform topuğuyla ayak tabanını destekleyecek, 5 punto yüksekliğinde ayakkabılarla test yürüyüşleri yapmalısınız. Sokağa çıkmadan önce ev içerisinde sabırla denemeler yapmak, topuklu ayakkabılara uyum sağlamanızı kolaylaştıracaktır.

 

Yükseğe Daha Yükseğe!

Platform topuklu ayakkabılara alıştıysanız; dolgu topuklu ayakkabılara geçiş yapabilirsiniz. Ayak tabanına tam destek sağlayan, vücut ağırlığını; sizi yormadan taşıyan dolgu topuklar; istediğiniz yüksekliğe ulaşmanızı sağlayacaktır. Üstelik dolgu topuklu ayakkabılar; yağmur, kar, buzlanma gibi zorlu hava şartlarında bile kayıp düşme korkusu olmadan yürüme konforunu sunmaktadır.

 

Bileklerden Destekleyin!

Ayak bileklerinizi sımsıkı saran bantlı ayakkabılar; yürüyüş sırasında size destek verip, dengenizi sağlamayı kolaylaştırır. Hem platform topuklu hem bilekten bağlı bir ayakkabı giymek; yorulmadan, salınarak ve kendinizden emin yürümeniz için harika çözümdür!

 

Yardımcılarınızı Kullanın!

Yüksek topuklu ayakkabılarla yürürken, ayakkabı içinde ayağınızın öne doğru kaymasını önlemek için silikon bantlardan yardım alabilirsiniz. Ayakkabı içerisine yerleştirilen bantlar; ayağınızı sabitleyip daha kolay yürümenizi sağlıyor. Çok yönlü silikon bantları; ayakkabı çarpmasını önlemek için de kullanabilirsiniz.

Araba kullanırken rahat etmek, ayaklarınız yorulduğunda dinlendirmek için yanınızda düz tabanlı bir ayakkabı bulundurun. Bagaja, çekmeceye ya da çantanıza bir babet koyup, her duruma karşı hazırlıklı olabilirsiniz. Tedbiri elden bırakmamak gerek!

Ayakkabılarınızı giymeden önce ayaklarınıza nemlendirici krem sürerek burkulmalara karşı koruma sağlayabilirsiniz.

Asla Vazgeçmeyin!

Sabırla, inançla yüksek topuklu ayakkabılarınızı sevmeye devam edin… Ayaklarınızı acıtıyor olabilir, gün sonunda yoruyor olabilir ama aşkınızdan vazgeçmeyin… Haftada, en az 2-3 gün rahatlığından emin olduğunuz ayakkabılarınızı giyin. Çok değil birkaç hafta sonra siz de topuklar üzerindeki mutluluğa erişeceksiniz!

 

 

2023’e Hikayelerden Elbise Modelleri


defile

Modanın deli çocuğu, Terzi Yamağı Barbaros Şansal‘dan 2023’e hikayeler ve elbise modelleri. Her biri içinizi eritecek elbise modellerini Demet Şener, Deniz Pulaş gibi ünlü mankenler üzerinde göreceksiniz. Defileden kareler ve Barbaros Şansal’ın iğnesinden yansıyanlar burda…

 

1

 

2

3

 

4

 

5

 

6

 

7

 

8

TESETTÜR MODA TASARIMCISI


ayse-arman

 

Sıradışı gazeteci Ayşe Arman, geçtiğimiz hafta tesettürle Nişantaşı’ndan gezdi ardından “karşı mahalle”de straples elbiseyle turlar attı. Yazı dizisinin devamında tesettür moda tasarımcısı Rabia  Yalçın vardı.İlkokul 2’den terk. “Biyolojik babamla, devlet babam, etek boyum üzerine bir anlaşmaya varamadı. Babam beni okuldan aldı” diyor.

Babası, “Kızımın etek boyu, diz altı olacak!” demiş, okulun müdürü, “Hayır efendim, bütün çocukların etek boyu diz ve dizinin üstü!” demiş. Her zaman olduğu gibi erkekler birbirine girmiş, olan o küçük kıza olmuş…Eğitimi yarıda kalıyor, bir daha da okula hiç gitmiyor.

Sonra hayatına, annesinden öğrendiği dikiş giriyor. Ve kumaşlar, modeller, kesmek, dikmek onu büyülüyor… Çok zevkli, çok becerikli ve çok yaratıcı… Tasarıma kadar uzanan bir yolculuk… Yurtdışına açılmaya karar veriyor, New York’ta ödül alıyor… O günden beri de canla başla çalışıyor, her sene bir koleksiyon yaratıyor. Onun gibi bireysel tesettür tasarımı yapan, haute couture çalışan pek az kişi var.

Siz kişiye özel bir tesettür tasarımcısınız. Bu işleri sizden iyi kimse bilemez. Soruyorum: Örtünmenin, gerçekten bir cazibesi var mı?

Hülya Avşar da benimle bir röportaj yaptı, “Kapalı kadınlar çok şık görünüyorlar, çok dişiler, çok kadınsılar, seksapeliteleri yüksek, herkes onlara bakıyor filan” dedi. Ben de dinledim, dinledim, kapalı kadınlar neymiş diye, sonra dedim ki, “Hülya Hanım, söylediklerinize inanıyor musunuz? Eğer gerçekten böyle olsaydı, örtünmenin böyle bir cazibesi, albenisi olsaydı, yeryüzündeki bütün kadınlar kapanırdı!” Bu dediklerimde son derece samimiyim. Örtünmek, bizim inancınız için ödediğimiz bir bedel. Ağır bir bedel.

Peki ne yapıyorsunuz? Karşınızdaki kadına bakıp, “Nasıl bir kuş kondursam da onu güzelleştirsem” mi diyorsunuz?

Bir kadını örterek güzelleştirmek, zarifleştirmek gerçekten zor. Açarak daha kolay. Çünkü kadın denilen varlık zaten güzel. Gül olarak düşünün. Siz onu kutunun içine koyuyorsunuz, o kutuya şık bir ambalaj yapmak durumdasınız. Hem zarif hem estetik görünmeli, hem de kendini o kutunun içinde güzel hissetmeli…

Tesettür giyen kadın, kılık kıyafet seçerken zorlanır mı?

Hem de nasıl. Tesettürlü kadının iki kapılı bir gardırobu vardır. Biri içeriye açılır, diğeri dışarıya…

Nasıl yani?

Evdeki giysilerinizi sokakta giyemiyorsunuz. Onlar dışarıda ofsayt. Dolayısıyla, iki gardırop düzmek zorundasınız. Bu da sinir bozucu. Bir de tabii bir sürü şeye dikkat etmek gerekiyor, hem giyinirken hem kıyafet tasarlarken…

1. Türban ve kıyafetlerde çok canlı renkler kullanma! Yürüyen renkli bir top kumaşa dönersin.

2. Allı, dallı başörtülerinden uzak dur! Cıssss! Kafana turuncu örtü takıp, pabucunu da turuncu yaptın mı, estetik olma sansın yok, turuncu bir portakal olur çıkarsın.

3. Örtünü çok sıkı bağlama. Biraz bol olsun, örtü nefes alsın, merak etme, altında bone var, saçın görünmez, ama biraz gevşek bırakırsan o klastrofobik etki de azalır.

4. Kare başörtüler yerine, eşarp takmayı deneyebilirsin. 2.5-3 metrelik diktörtgen eşarplar. Ceketinin altından çıkartabilirsin.

5. Hep pastel renkleri tercih et. Toprak renklerini, birbirine geçişli renkler…

6. Bol kıyafetlerin içinde bir kadının bedenini salması daha kolay, yapma, yediklerine dikkat et, kilo fazlası tesettür giyiminde de sorun.

Ayşe Arman – Hürriyet