Mucize yaratan doğal bakım formülleri


Kayısı çekirdeği tozu, siyah üzüm çekirdeği tozu, yulaf tanesi unu, pirinç unu, nişasta ve kil… Bütün bunlar bir araya geldiğinde güzel bir vücudun formülü ortaya çıkıyor!

Bu mevsimde cildinizi hem içten hem de dıştan destekleyip korumanız lazım. Çünkü soğuk havalarda her citte bozulmalar olur. Ebegümeci, biberiye, ısırganotu yağı, üzüm çekirdeği, adaçayı ve nane gibi doğanın nimetlerinin yer aldığı krem ve losyonlardan yardım alsanız daha iyi verim elde edersiniz. Kan dolaşımını hızlandıran adaçayı, hücre yenilenmesini ve cildin elastikiyetinin artmasını sağlar. Üzüm çekirdeği ise yaşlılık lekelerinin giderilmesini ve aynı zamanda kan damarlarının genişlemesine neden olur.

Cilt dostu bu bitkiler ve ürünlerle cilt yenilenmesi sağlanıyor.Tende bazı doğal işlemlere neden olduğu için onarma meydana geliyor. Kozmetik tıbbı “regenerasyon” olarak söz ediyor bu işlemlerden. Bu tür uygulamalar, tabiattan kopmayan, doğanın dengesi ile uyumlu özellikteki işlemler, cilte doğal detoksu gerçekleştiriyor.

Herbalium’un çalışmalarıyla doğal arınma sağlayan birçok yöntem ortaya çıktı. Tende gençlik ve ışıldama gibi sonuçlar yaratan her türlü uygulama ve bitkisel form için doğanın çözümlerini paylaşarak insanları daha fazla bilinçlendirmek gerektiğine inanıyoruz.

Şunu da unutmayalım: Güzellik bütündür. Yüz ve vücut güzelliği birlikte ele alınmalı. Peki, güzel ve diri görünümlü bir beden için doğal uygulamalar ne gibi avantajlar sunuyor? Doğal yollar bu konuda sınırsız. Buradan hepsini paylaşacağım. Ancak öncelikle şifalı bitki banyolarını hayata geçirelim. Doğal bakımı ve doğal kozmetiği tercih eden kadınlar, pek çok bitkinin ekstreleri ve yağlarının getirdiği olumlu sonuçları anlatıyorlar.

Şahane vücut için meyve çekirdekleri

Vücut güzelliğinde sadece şifa banyolarının değil, peeling’in önemini de kavrayalım. Bazı meyvelerin ve tahılların çekirdeklerinin tozları ile yapılan peeling iyi sonuçlar getiriyor: Size tarifini vermek istiyorum. Kayısı çekirdeği tozu, siyah üzüm çekirdeği tozu, yulaf tanesi unu, pirinç unu, nişasta ve kil, işte bu doğal ürünlerle yapacağınız özel beden macunu yüzünüzü güldürecek. Bu tozların hepsinden yarım çay bardağı elde edin. Hepsini birbirine harmanlayın. Su ile hamur yapın ve elde ettiğiniz bu maske ile karın ve bacak bölümü de dahil on dakika bütün bedeninizi ovun. Sonra bedeninizdeki maddeler kaybolmadan banyoda 10 dakika bekleyin. Daha sonra duş alın. Üzerine bir bitkisel nemlendirici sürün. İyi bir tene kavuştuğunuzu göreceksiniz. Bunu ayda iki kez uygulayın.

Son zamanlarda hemen herkes güzellik için bitkisel formüller soruyor. Doğallığın, doğal yaşamın bu kadar yayılması elbette sevindirici. Hepimiz bunu amaçlamalı ve katkılı maddelerin yaşamımızdan uzaklaştırılması yönünde çaba harcamalayız. Buna yönelik ilgi insanların bilinçlenmesi ile de ilgili. Şifalı bitkiler çok eskilerden bu yana güzellik için bir araç olarak kullanıldı. Günümüzde birçok kadın bu yöntemlere “güzellik iksiri” olarak bakıyor. Kırışık bir yüz, dökülen bir saç, sivilceli cilt… Bütün bunlar için tabiat ananın formülü mutlaka var. Sadece o da değil; stresli iseniz, sık sık yoğun düşüyorsanız bunlara da çare doğada…

Bu arada artık bitkisel kremleri de günlük yaşamda pratiğe geçirin. Bunları bedeninize de uygulayabilirsiniz.

İşte bazı bitkisel kremler ve faydaları

Besleyici havuç kremi

Cilt besleyici ve yağ dengesini koruyucu olan havuç kremi, sağlıklı cilt gelişimini desteklemek için geliştirilmiş. İçinde yer alan havuç özleri sayesinde, ciltteki alerji riskini en aza indirdiği kanıtlanmış. Ciltte istenen doğal nemlendirmeyi sağlar, yumuşak kalması işlevini görür. Soğuk ve sıcağın yıpratıcı etkisinden korur. Besleyici özelliğinin yanı sıra kaşıntıları da giderir. Cildi yaşlılık etkilerine karşı korur.

Yıpranmış ciltler için onarıcı sarı kantaron

Sarı kantaron özlü kremlerin de çok faydaları var: Damar büzücü özelliğe sahip. Cilde kaliteli bir nemlendirme sağlar. Kan dolaşımını hızlandırır. Hücre yenileyici niteliği bulunan bu bitki, özellikle yara ve yanıklarda oldukça etkili.

Üst tabakayı onarıcı biberiye kremi

İçindeki biberiye özleri sayesinde sivilcelere karşı doğal çözümdür. Cildin gözeneklerinin açılmasını, canlanmasını ve yenilenmesini sağlar. Sivilceli cildin bozulmuş olan en üst tabakasının onarılmasına yardımcı olur.

Telefonla soru sorabilir veya bize mail yollayabilirsiniz. Telefonlarımız 24 saat açıktır.

Doğal bir yaşam sizinle olsun,

Doğal Ürün Uzmanı

Volkan Kurt

Her derde deva bitki çayları


Kabızlığa, ishale, boğaz ağrısına, mide sorunlarına, uykusuzluğa hatta cilde iyi gelen bitki çayları olduğunu biliyor musunuz?

Doğanın mucizesi bitki çaylarının vücuda faydaları saymakla bitmiyor. Bitki çayları pek çok hastalıkta tamamlayıcı tedavi sağlıyor. Önemli olan hangi bitkinin ne işe yaradığını ve bitki çaylarının nasıl hazırlanması gerektiği bilmek.

Tıbbi Bitkiler Uzmanı Prof. Dr. Kerim Alpınar, bitki çayı seçerken nelere dikkat etmemiz gerektiğini anlatıyor. Zayıflamak için hangi çayları içelim? Kabızlık ve ishalde hangi çayları içilir? Uykusuzluğa, cilt problemlerine, mide sorunlarına, böbrek taşlarına, boğaz ağrısına iyi gelen çaylar hangileridir? Hepsinin cevabı burda…

Bitki çayı seçerken nelere dikkat etmeliyiz?

Kullanacağımız bitkinin tam olarak o olup olmadığını anlamamız gerekir. O bitkiyse eğer, uygun zamanda toplanıp toplanmadığını, temiz olup olmadığını, küf taşıyıp taşımadığını, taze olduğunu bilmemiz önemlidir.

Bir tıbbi bitki çayı, ortalama 18 aylık bir raf ömrüne sahiptir. Muhakkak taze olanlarını almalıyız. Bitkinin nasıl kurutulduğu da önemlidir. Kurutma esnasında içindeki maddeleri kaybetmemiş olması lazım. Örneğin, köklerin güneşte kurutulması gerekirken, çiçeklerinden yararlanacağımız bitkilerin gölgede ve rüzgarda kurutulmuş olması önemlidir.

Zayıflamak için hangi çayları içelim?

Fazla kilo ödemden kaynaklanıyorsa, ödemin boşaltılması gerekir. Bunun için, eğer doktor da izin vermişse, idrar söktürücülere başvurulur.

Maydanoz: Maydanozun yaprak sapları özellikle ödemin boşaltılmasında son derece etkilidir. Fazla kilo, bağırsak tembelliğinden kaynaklanıyorsa, bağırsakları yumuşak tututarak şişkinliğin önüne geçilir. Bunun için müsilaj içeren bitkilerin kullanılmasını öneriyoruz.

Kabızlıktan hangi çay karışımıyla kurtulabiliriz?

Kabızlık sorununa iyi gelen bitkilerin bir kısmı, bağırsak mukozasına etki ederek onun çalışmasına teşvik eder ve dışkılamayı kolaylaştırır. Bir kısım bitkiler ise suyla birlikte şişerek kitlenin daha geniş olmasına neden olur, bu da bir süre sonra bağırsak hareketlerini başlatarak dışkılamayı kolaylaştırır. Eğer sorun çok akut değilse, müzminleşmiş bir durum varsa, su alınca kitle artıran yiyecekleri tercih etmek gerekir.

Keten Tohumu: Keten tohumu, müsilaj taşıdığı için, hem tahrişi azaltır hem de kitle oluşturur.

Sinameki: Alacağımız bitkinin aniden etki etmesini, örneğin gece alıp da sabah dışkılama olmasını istiyorsak, sinamekiyi öneririm. Yalnız bu bitkinin dozunu iyi ayarlamak gerekir. Herkes farklı hassasiyete sahiptir ve deneyerek uygun miktarı anlamak lazım. Sinameki tahriş edicidir ve piyasadan aldığımız sinamekinin gerçekten sinameki olup olmadığını, hangi bitkiden elde edildiğini ve usulüne uygun kurutulup kurutulmadığını kontrol etmemiz gerekir.

İshale karşı içmemiz gereken çaylar hangileri?

İshal çok rahatsız etmiyorsa ve çalışma zorunluluğu yoksa, evde oturarak hastalığın geçmesini beklemek ve bol su içmek en doğrusudur. Ancak ishal asıl çocuklarda önemlidir, çünkü su kaybı çok önemli sonuçlara yol açabilir. Piyasada, içinde gerekli mineralleri içeren tozlar vardır ve bunlar su içine karıştırılarak çocuklara verilebilir.

Demli Siyah Çay: Yetişkinler için çok demli olarak içilen siyah çay, içerdiği tanenden dolayı bağırsaklarda kabızlığa neden olur.

Keten Tohumu: Eğer keten tohumunu alıp bol miktarda su içerseniz, bağırsakta kitle teşkil edecek ve dışkılama olacaktır. Fakat gerekli olandan daha az su alırsanız, tohumlar suyu bağırsakların çeperinden toplayacağı için daha kıvamlı bir dışkının oluşumu söz konusudur.

Cilt problemlerine karşı kullanabileceğimiz bitkiler var mı?

Zeytinyağı: Zeytinyağı deri üstünde inanılmaz derecede faydalıdır. Zaman zaman saçlı deriye veya tüysüz olan deriye ılıtılmış zeytinyağının sürülmesi, deri katmanlarının çok yağlı hale gelmesine, dolayısıyla derinin kuruyan üst kısmının nemlenmesine ve beslenmesine yardımcı olur. Saçlı deride saçlar daha sağlıklı çıkar, daha parlak ve dolgun görünür.

Tatlı Badem Yağı: Tatlı badem yağının da tıpkı zeytinyağı gibi cilt üzerinde olumlu etkisi vardır.

Mide sorunlarına karşı hangi çayları içebiliriz?

Midede rahatsızlık etkeni, doktor tarafından da belirtilmiş çok önemli bir rahatsızlık değilse, pek çok bitkiyi kullanabiliriz.

Keten Tohumu: Gastrit veya aşırı alkol almaktan kaynaklanan tahriş söz konusuysa, müsilaj içeren bitkileri kullanabiliriz. Örneğin keten tohumu yararlıdır. Keten tohumunu parçalamadan kullanmak gerekir. Ilık suda veya oda sıcaklığında bir suda 8-10 saat bırakılan keten tohumu süzülür ve su gün içinde içilirse iyi gelir.

Papatya Çayı: Mide rahatsızlığı, bir gerginlik sonucu meydana gelmiş bir şişkinlik ve huzursuzluksa eğer, papatya çayını öneriyoruz. Papatyayı bir bardağa koyuyoruz, üzerine bir bardağın alacağı kaynar suyu ekledikten sonra 10 dakika demleyip içiyoruz.

Anason ve Rezene: Aşırı gaz oluşumuna bağlı şişkinlik söz konusu olduğunda da anason ya da rezeneyi veya bunların karışımını kullanabiliriz. Bunlar, uçucu yağ bakımından zengin olan meyvelerdir.

Boğaz ağrısını geçirecek bitki çayları hangileri?

Hatmi ve Ebegümeci: Boğaz ağrısına karşı hatmi veya ebegümeci gibi bitkileri kullanmak gerekir. Hatminin hem kökleri, hem yaprakları hem de çiçekleri çay yapmak için kullanılabilir.

Adaçayı: Adaçayı da gargara şeklinde kullanıldığında yararlı bir bitkidir. Yapraklarından hazırlanmış çayı çok sıcakken değil, bekletip vücut ısısına indirdikten sonra gargara yapmak için kullanabilirsiniz. Bu sayede bademcikler büzülür, dolayısıyla daha rahat yutkunma olur. Bu bitki ayrıca antiseptik özelliğinden dolayı bakterilerin seviyesini belli bir düzende tutar.

Böbrek taşı ve kum için hangi çaylardan yararlanabiliriz?

Kırk Kilit Otu: Böbrek taşları ve kum oluşumu görülen hastalar, böbrek fonksiyonlarında süzme sorunu yoksa çok bol su ve kırk kilit otu adı verilen eğrelti otlarının toprak üstü kısımlarıyla hazırlanan çayları içebilir. 2 gram kırk kilit otunun üzerine 100 ml kaynar su dökülür ve bir süre demlenip içilir. Ne kadar çok içilirse o kadar faydası olur. Çok uzun süre içmekten dolayı bir zararlı etkisi bugüne kadar görülmemiştir.

Maydanoz Sapı: Bunun dışında maydanozun sapları bir cezve içinde kaynatılıp süzülerek içilirse çok iyi bir idrar söktürücü etki bırakır. Tabii hamilelerin kullanmaması gerekir. Hamilelik ya da böbrek fonksiyonlarında bozukluk söz konusu değilse, maydanoz sapları bu şekilde değerlendirilebilir.

Kışın bünyemizi güçlendirecek çaylar hangileri?

Isırgan Otu, Ekinezya, Kurburnu: Isırgan otu, ister kök isterseniz de toprak üstü (çiçekli) kısımlarını kullanabileceğiniz ekinezya ve kuşburnundan yapılan çayların vücut direncini artırıcı etkisi vardır.

Uyumakta güçlük çekenler hangi çayları içmeli?

Kediotu: Türkiye’de yetişen kediotu kökleri çok iyi uyku verici bitkidir. Piyasadan alabileceğiniz ince uzun kalem şeklinde, pek hoş kokulu olmayan kediotu, sakinlik verici, derin uykuyu kolaylaştırıcıdır. Köklerden hazırlanan içecek, sabah, öğlen, akşam ve yatmadan yarım saat önce içilirse faydası olur, alışkanlık yapmaz.

Ancak uyku verici olarak bitki kullanılırken aynı zamanda sentetik ilaçlar da alınırsa sersemlik hali yaratabilir. İkisinden birini tercih etmek gerekir. Ayrıca taşıt kullanmadan çok önce almak ve beraberinde alkol kullanmamak gerekir.

KADIN SAĞLIĞI kategorisinde yayınlandı | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,


Kayısı çekirdeği tozu, siyah üzüm çekirdeği tozu, yulaf tanesi unu, pirinç unu, nişasta ve kil… Bütün bunlar bir araya geldiğinde güzel bir vücudun formülü ortaya çıkıyor!

Bu mevsimde cildinizi hem içten hem de dıştan destekleyip korumanız lazım. Çünkü soğuk havalarda her citte bozulmalar olur. Ebegümeci, biberiye, ısırganotu yağı, üzüm çekirdeği, adaçayı ve nane gibi doğanın nimetlerinin yer aldığı krem ve losyonlardan yardım alsanız daha iyi verim elde edersiniz. Kan dolaşımını hızlandıran adaçayı, hücre yenilenmesini ve cildin elastikiyetinin artmasını sağlar. Üzüm çekirdeği ise yaşlılık lekelerinin giderilmesini ve aynı zamanda kan damarlarının genişlemesine neden olur.

Cilt dostu bu bitkiler ve ürünlerle cilt yenilenmesi sağlanıyor.Tende bazı doğal işlemlere neden olduğu için onarma meydana geliyor. Kozmetik tıbbı “regenerasyon” olarak söz ediyor bu işlemlerden. Bu tür uygulamalar, tabiattan kopmayan, doğanın dengesi ile uyumlu özellikteki işlemler, cilte doğal detoksu gerçekleştiriyor.

Herbalium’un çalışmalarıyla doğal arınma sağlayan birçok yöntem ortaya çıktı. Tende gençlik ve ışıldama gibi sonuçlar yaratan her türlü uygulama ve bitkisel form için doğanın çözümlerini paylaşarak insanları daha fazla bilinçlendirmek gerektiğine inanıyoruz.

Şunu da unutmayalım: Güzellik bütündür. Yüz ve vücut güzelliği birlikte ele alınmalı. Peki, güzel ve diri görünümlü bir beden için doğal uygulamalar ne gibi avantajlar sunuyor? Doğal yollar bu konuda sınırsız. Buradan hepsini paylaşacağım. Ancak öncelikle şifalı bitki banyolarını hayata geçirelim. Doğal bakımı ve doğal kozmetiği tercih eden kadınlar, pek çok bitkinin ekstreleri ve yağlarının getirdiği olumlu sonuçları anlatıyorlar.

Şahane vücut için meyve çekirdekleri

Vücut güzelliğinde sadece şifa banyolarının değil, peeling’in önemini de kavrayalım. Bazı meyvelerin ve tahılların çekirdeklerinin tozları ile yapılan peeling iyi sonuçlar getiriyor: Size tarifini vermek istiyorum. Kayısı çekirdeği tozu, siyah üzüm çekirdeği tozu, yulaf tanesi unu, pirinç unu, nişasta ve kil, işte bu doğal ürünlerle yapacağınız özel beden macunu yüzünüzü güldürecek. Bu tozların hepsinden yarım çay bardağı elde edin. Hepsini birbirine harmanlayın. Su ile hamur yapın ve elde ettiğiniz bu maske ile karın ve bacak bölümü de dahil on dakika bütün bedeninizi ovun. Sonra bedeninizdeki maddeler kaybolmadan banyoda 10 dakika bekleyin. Daha sonra duş alın. Üzerine bir bitkisel nemlendirici sürün. İyi bir tene kavuştuğunuzu göreceksiniz. Bunu ayda iki kez uygulayın.

Son zamanlarda hemen herkes güzellik için bitkisel formüller soruyor. Doğallığın, doğal yaşamın bu kadar yayılması elbette sevindirici. Hepimiz bunu amaçlamalı ve katkılı maddelerin yaşamımızdan uzaklaştırılması yönünde çaba harcamalayız. Buna yönelik ilgi insanların bilinçlenmesi ile de ilgili. Şifalı bitkiler çok eskilerden bu yana güzellik için bir araç olarak kullanıldı. Günümüzde birçok kadın bu yöntemlere “güzellik iksiri” olarak bakıyor. Kırışık bir yüz, dökülen bir saç, sivilceli cilt… Bütün bunlar için tabiat ananın formülü mutlaka var. Sadece o da değil; stresli iseniz, sık sık yoğun düşüyorsanız bunlara da çare doğada…

Bu arada artık bitkisel kremleri de günlük yaşamda pratiğe geçirin. Bunları bedeninize de uygulayabilirsiniz.

İşte bazı bitkisel kremler ve faydaları

Besleyici havuç kremi

Cilt besleyici ve yağ dengesini koruyucu olan havuç kremi, sağlıklı cilt gelişimini desteklemek için geliştirilmiş. İçinde yer alan havuç özleri sayesinde, ciltteki alerji riskini en aza indirdiği kanıtlanmış. Ciltte istenen doğal nemlendirmeyi sağlar, yumuşak kalması işlevini görür. Soğuk ve sıcağın yıpratıcı etkisinden korur. Besleyici özelliğinin yanı sıra kaşıntıları da giderir. Cildi yaşlılık etkilerine karşı korur.

Yıpranmış ciltler için onarıcı sarı kantaron

Sarı kantaron özlü kremlerin de çok faydaları var: Damar büzücü özelliğe sahip. Cilde kaliteli bir nemlendirme sağlar. Kan dolaşımını hızlandırır. Hücre yenileyici niteliği bulunan bu bitki, özellikle yara ve yanıklarda oldukça etkili.

Üst tabakayı onarıcı biberiye kremi

İçindeki biberiye özleri sayesinde sivilcelere karşı doğal çözümdür. Cildin gözeneklerinin açılmasını, canlanmasını ve yenilenmesini sağlar. Sivilceli cildin bozulmuş olan en üst tabakasının onarılmasına yardımcı olur.

Telefonla soru sorabilir veya bize mail yollayabilirsiniz. Telefonlarımız 24 saat açıktır.

Doğal bir yaşam sizinle olsun,

Doğal Ürün Uzmanı

Volkan Kurt

Her derde deva bitki çayları


Kabızlığa, ishale, boğaz ağrısına, mide sorunlarına, uykusuzluğa hatta cilde iyi gelen bitki çayları olduğunu biliyor musunuz?

Doğanın mucizesi bitki çaylarının vücuda faydaları saymakla bitmiyor. Bitki çayları pek çok hastalıkta tamamlayıcı tedavi sağlıyor. Önemli olan hangi bitkinin ne işe yaradığını ve bitki çaylarının nasıl hazırlanması gerektiği bilmek.

Tıbbi Bitkiler Uzmanı Prof. Dr. Kerim Alpınar, bitki çayı seçerken nelere dikkat etmemiz gerektiğini anlatıyor. Zayıflamak için hangi çayları içelim? Kabızlık ve ishalde hangi çayları içilir? Uykusuzluğa, cilt problemlerine, mide sorunlarına, böbrek taşlarına, boğaz ağrısına iyi gelen çaylar hangileridir? Hepsinin cevabı burda…

Bitki çayı seçerken nelere dikkat etmeliyiz?

Kullanacağımız bitkinin tam olarak o olup olmadığını anlamamız gerekir. O bitkiyse eğer, uygun zamanda toplanıp toplanmadığını, temiz olup olmadığını, küf taşıyıp taşımadığını, taze olduğunu bilmemiz önemlidir.

Bir tıbbi bitki çayı, ortalama 18 aylık bir raf ömrüne sahiptir. Muhakkak taze olanlarını almalıyız. Bitkinin nasıl kurutulduğu da önemlidir. Kurutma esnasında içindeki maddeleri kaybetmemiş olması lazım. Örneğin, köklerin güneşte kurutulması gerekirken, çiçeklerinden yararlanacağımız bitkilerin gölgede ve rüzgarda kurutulmuş olması önemlidir.

Zayıflamak için hangi çayları içelim?

Fazla kilo ödemden kaynaklanıyorsa, ödemin boşaltılması gerekir. Bunun için, eğer doktor da izin vermişse, idrar söktürücülere başvurulur.

Maydanoz: Maydanozun yaprak sapları özellikle ödemin boşaltılmasında son derece etkilidir. Fazla kilo, bağırsak tembelliğinden kaynaklanıyorsa, bağırsakları yumuşak tututarak şişkinliğin önüne geçilir. Bunun için müsilaj içeren bitkilerin kullanılmasını öneriyoruz.

Kabızlıktan hangi çay karışımıyla kurtulabiliriz?

Kabızlık sorununa iyi gelen bitkilerin bir kısmı, bağırsak mukozasına etki ederek onun çalışmasına teşvik eder ve dışkılamayı kolaylaştırır. Bir kısım bitkiler ise suyla birlikte şişerek kitlenin daha geniş olmasına neden olur, bu da bir süre sonra bağırsak hareketlerini başlatarak dışkılamayı kolaylaştırır. Eğer sorun çok akut değilse, müzminleşmiş bir durum varsa, su alınca kitle artıran yiyecekleri tercih etmek gerekir.

Keten Tohumu: Keten tohumu, müsilaj taşıdığı için, hem tahrişi azaltır hem de kitle oluşturur.

Sinameki: Alacağımız bitkinin aniden etki etmesini, örneğin gece alıp da sabah dışkılama olmasını istiyorsak, sinamekiyi öneririm. Yalnız bu bitkinin dozunu iyi ayarlamak gerekir. Herkes farklı hassasiyete sahiptir ve deneyerek uygun miktarı anlamak lazım. Sinameki tahriş edicidir ve piyasadan aldığımız sinamekinin gerçekten sinameki olup olmadığını, hangi bitkiden elde edildiğini ve usulüne uygun kurutulup kurutulmadığını kontrol etmemiz gerekir.

İshale karşı içmemiz gereken çaylar hangileri?

İshal çok rahatsız etmiyorsa ve çalışma zorunluluğu yoksa, evde oturarak hastalığın geçmesini beklemek ve bol su içmek en doğrusudur. Ancak ishal asıl çocuklarda önemlidir, çünkü su kaybı çok önemli sonuçlara yol açabilir. Piyasada, içinde gerekli mineralleri içeren tozlar vardır ve bunlar su içine karıştırılarak çocuklara verilebilir.

Demli Siyah Çay: Yetişkinler için çok demli olarak içilen siyah çay, içerdiği tanenden dolayı bağırsaklarda kabızlığa neden olur.

Keten Tohumu: Eğer keten tohumunu alıp bol miktarda su içerseniz, bağırsakta kitle teşkil edecek ve dışkılama olacaktır. Fakat gerekli olandan daha az su alırsanız, tohumlar suyu bağırsakların çeperinden toplayacağı için daha kıvamlı bir dışkının oluşumu söz konusudur.

Cilt problemlerine karşı kullanabileceğimiz bitkiler var mı?

Zeytinyağı: Zeytinyağı deri üstünde inanılmaz derecede faydalıdır. Zaman zaman saçlı deriye veya tüysüz olan deriye ılıtılmış zeytinyağının sürülmesi, deri katmanlarının çok yağlı hale gelmesine, dolayısıyla derinin kuruyan üst kısmının nemlenmesine ve beslenmesine yardımcı olur. Saçlı deride saçlar daha sağlıklı çıkar, daha parlak ve dolgun görünür.

Tatlı Badem Yağı: Tatlı badem yağının da tıpkı zeytinyağı gibi cilt üzerinde olumlu etkisi vardır.

Mide sorunlarına karşı hangi çayları içebiliriz?

Midede rahatsızlık etkeni, doktor tarafından da belirtilmiş çok önemli bir rahatsızlık değilse, pek çok bitkiyi kullanabiliriz.

Keten Tohumu: Gastrit veya aşırı alkol almaktan kaynaklanan tahriş söz konusuysa, müsilaj içeren bitkileri kullanabiliriz. Örneğin keten tohumu yararlıdır. Keten tohumunu parçalamadan kullanmak gerekir. Ilık suda veya oda sıcaklığında bir suda 8-10 saat bırakılan keten tohumu süzülür ve su gün içinde içilirse iyi gelir.

Papatya Çayı: Mide rahatsızlığı, bir gerginlik sonucu meydana gelmiş bir şişkinlik ve huzursuzluksa eğer, papatya çayını öneriyoruz. Papatyayı bir bardağa koyuyoruz, üzerine bir bardağın alacağı kaynar suyu ekledikten sonra 10 dakika demleyip içiyoruz.

Anason ve Rezene: Aşırı gaz oluşumuna bağlı şişkinlik söz konusu olduğunda da anason ya da rezeneyi veya bunların karışımını kullanabiliriz. Bunlar, uçucu yağ bakımından zengin olan meyvelerdir.

Boğaz ağrısını geçirecek bitki çayları hangileri?

Hatmi ve Ebegümeci: Boğaz ağrısına karşı hatmi veya ebegümeci gibi bitkileri kullanmak gerekir. Hatminin hem kökleri, hem yaprakları hem de çiçekleri çay yapmak için kullanılabilir.

Adaçayı: Adaçayı da gargara şeklinde kullanıldığında yararlı bir bitkidir. Yapraklarından hazırlanmış çayı çok sıcakken değil, bekletip vücut ısısına indirdikten sonra gargara yapmak için kullanabilirsiniz. Bu sayede bademcikler büzülür, dolayısıyla daha rahat yutkunma olur. Bu bitki ayrıca antiseptik özelliğinden dolayı bakterilerin seviyesini belli bir düzende tutar.

Böbrek taşı ve kum için hangi çaylardan yararlanabiliriz?

Kırk Kilit Otu: Böbrek taşları ve kum oluşumu görülen hastalar, böbrek fonksiyonlarında süzme sorunu yoksa çok bol su ve kırk kilit otu adı verilen eğrelti otlarının toprak üstü kısımlarıyla hazırlanan çayları içebilir. 2 gram kırk kilit otunun üzerine 100 ml kaynar su dökülür ve bir süre demlenip içilir. Ne kadar çok içilirse o kadar faydası olur. Çok uzun süre içmekten dolayı bir zararlı etkisi bugüne kadar görülmemiştir.

Maydanoz Sapı: Bunun dışında maydanozun sapları bir cezve içinde kaynatılıp süzülerek içilirse çok iyi bir idrar söktürücü etki bırakır. Tabii hamilelerin kullanmaması gerekir. Hamilelik ya da böbrek fonksiyonlarında bozukluk söz konusu değilse, maydanoz sapları bu şekilde değerlendirilebilir.

Kışın bünyemizi güçlendirecek çaylar hangileri?

Isırgan Otu, Ekinezya, Kurburnu: Isırgan otu, ister kök isterseniz de toprak üstü (çiçekli) kısımlarını kullanabileceğiniz ekinezya ve kuşburnundan yapılan çayların vücut direncini artırıcı etkisi vardır.

Uyumakta güçlük çekenler hangi çayları içmeli?

Kediotu: Türkiye’de yetişen kediotu kökleri çok iyi uyku verici bitkidir. Piyasadan alabileceğiniz ince uzun kalem şeklinde, pek hoş kokulu olmayan kediotu, sakinlik verici, derin uykuyu kolaylaştırıcıdır. Köklerden hazırlanan içecek, sabah, öğlen, akşam ve yatmadan yarım saat önce içilirse faydası olur, alışkanlık yapmaz.

Ancak uyku verici olarak bitki kullanılırken aynı zamanda sentetik ilaçlar da alınırsa sersemlik hali yaratabilir. İkisinden birini tercih etmek gerekir. Ayrıca taşıt kullanmadan çok önce almak ve beraberinde alkol kullanmamak gerekir.

KADIN SAĞLIĞI kategorisinde yayınlandı | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Ayrılık acısı nasıl geçer?


Zaman en iyi ilaçtır ayrılık acısına karşı. Ama bu zamanı nasıl geçirdiğiniz de önemli. Her gün ağlayarak mı, tazelenerek mi geçirmelisiniz?

Her ayrılık bir yıkım gibi gelir insana. Bu hüzünle hiçbir şekilde baş edemeyeceğini, mutsuzluğu üzerinden atamayacağını düşünür insan. Bir başkasını sevmek mi? Aklınızdan bile geçirmez, bunun bahsini açana karşı da nefret duyarsınız o an. İçinizden ağlamak, ağlamak ve sadece ağlamak gelir…

Oysa insan hayatta her duruma alışabileceği gibi ayrılık durumuna da alışır ve zamanla acısı hafifler. Aradan bir müddet geçer ve bir bakarsınız, o acı çektiğiniz günler, gözünüzün önünden sadece anlık bir film şeridi gibi geçer. Günlerce eve kapanıp ağlamalar, küçük bir anı olarak kalır başkalarına anlatabileceğiniz…

Tazelenmek gerek

Gerçekten sevdiğiniz ve birlikte pek çok şeyi paylaştığınız bir insandan ayrılmak, onunla birlikte kurduğunuz hayatın da kesintiye uğraması anlamına gelir. Birlikte yaptığınız sosyal faaliyetler, ortak arkadaşlıklar, belki ortak ev… Bunların hepsi bir anda uçup gider. Bu noktada üzülmekte haklısınız. Ama hayat da bir şekilde devam ettiğine göre tazelenmek ve acılardan kurtulmak gerek, öyle değil mi?

Arkadaş tesellisi

Kendinizi rahatlatıp sosyalleşmeye, arkadaşlarınızla daha fazla görüşmeye çalışmalısınız bu dönemde. İnsanın acı çektiği zamanlarda en iyi ilaç, arkadaştır kuşkusuz. Ancak bu arkadaşların ayrılığınızı sorgulamalarına asla izin vermeyin. Zira kendinize hayatınızın bundan sonraki dönemine odaklanacağınız konusunda söz verip uygulamanız gerekiyor. Geriye dönüşler ve keşke’ler sizi yıpratmaktan başka bir işe yaramaz.

“Baktığım her şey seni hatırlatıyor”

O’nu size hatırlatan objelerden kurtulun. Giysi, aksesuar, bardak, hediye, notlar, vs. Bir daha hiç görmeyeceğinizden emin olmak kaydıyla birilerine verebilir ya da çöpe atabilirsiniz.

Arkadaş kalmak mı? Bir daha düşünün!

Ayrıldığınız kişiyle görüşmenin tek nedeni, ortada bir çocuk varsa, o olmalı. Aksi takdirde onun gereksiz duygusal konuşmalara girmesine, size pişmanlık duygusu yaşatmasına ya da sizi sinirlendirmesine izin verecek diyaloglar yaşamayın.

Arkadaş kalmak ise modern ilişkilerin dayattığı, ama hayatta bir karşılığı olmayan bir durum. Özellikle de henüz ayrılık yaşamış bir insan olarak, sanki geçmişte onunla hiçbir şeyi paylaşmamışsınız gibi arkadaş konumuna gelmek hiç inandırıcı değil. En azından üzerinizden ayrılık acısının geçmesini bekleyin ve duygularınız olgunlaştığında buna karar verin.

Yeni hobiler edinin

Aklınızdan sizi hüzünlendirecek düşünceleri atmanın yolu, eğlenceli işlerle meşgul olmakla mümkün ancak. Mesela bir dans okulu, dil ya da hobi kursu veya bir spor salonuna yazılın. Hayatınızı ne kadar renklendirir, aklınızı yeni bilgilerle ne kadar meşgul ederseniz, sıkıntılarınızdan o kadar çabuk kurtulursunuz. Hem bu sizi kendinizi yemeye içmeye vererek teselli bulmaktan da kurtarır.

Yeni bir aşk!

Ayrılığın ilk zamanlarında bir başkasını sevebileceğinizi aklınızdan bile geçirmezsiniz. Ya da “Acaba bir gün olabilir mi?” gibi bir soru aklınızdan geçerken, kendinize kızıp bunun ne kadar imkansız olduğuna kendinizi inandırmak istersiniz. Özellikle uzun süreli bir ilişkiyse yaşadığınız ya da bir evlilikse, onun kadar iyi birini bulamayacağınız inancıyla stres yaşamaya devam edersiniz. Oysa kendinizi yeni insanlarla tanışmaya açık tutmalısınız. Yeni bir aşka yelken açmaktan daha güzel ne olabilir ki şu hayatta? Yeniden biriyle göz göze gelmek, yeniden dokunduğunuzda heyecan duymak, yeni hikayeler duymak… Bunların hiçbiri imkansız değil!

Alkolden sonra alınan kahve ayıltmıyor


Alkol alındıktan sonra içilen kahvenin kişiyi ayılttığı şeklindeki yaygın inancın efsane olduğu ortaya çıktı.

Philadelphia’daki Temple Üniversitesi’nde fareler üzerinde yapılan ve Behavioural Neuroscience dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, kahve insanın kendine geldiği hissi yaratsa da bu sadece bir yanılsama.

Araştırmacılar, aslında kahvenin insanların alkolün etkisinde olduklarını anlamalarını zorlaştırdığını belirtiyor.

Araştırmanın başında yer alan Dr. Thomas Gould, kahvenin ayıltıcı etkisi bulunduğuna dair efsanenin yanlış olduğunun artık ortaya çıkması gerektiğini belirterek, kafein ve alkolün birlikte kullanımının felaket sonuçlara neden olabilecek kötü kararlar verilmesine yol açabileceği uyarısında bulundu.

KAFEİN VE ALKOL CİDDİ RİSK

İçki içtikten sonra kendisini yorgun ve sarhoş hissedenlerin, hala alkolün etkisinde olduğunu bilmek isteyebileceğini belirten araştırmacılar, bütün gece uyanık durmak ve içki içebilmek isteğine karşın, kafein alkol kombinasyonunun ciddi riskler yaratabileceğini kaydediyor.

Araştırmacılar, alkol ve kafeinin insanlarda uyanık ve potansiyel tehlikelerle yeterince başa çıkabileceği hissi yaratabileceğinin altını çizerek, bunun alkolün etkisinde otomobil kullanmak veya sonucu kötü bitebilecek durumlara atılmaya yol açabileceği uyarısında bulundu.

Bilim adamları, araştırmalarında yetişkin farelerin, parlak ışık ve yüksek ses gibi rahatsız edici uyarıcılardan kaçınarak labirentte nasıl yönlerini bulduklarını gözlemledi.

YÖN BULMA YETENEĞİ ÖLÇÜLDÜ

Hayvanlara değişik kombinasyonlarda alkol ve kafein veren araştırmacılar, bu grupla sadece tuzlu solüsyon verdikleri farelerin yön bulma yeteneklerini karşılaştırdı.

Alkolün hayvanları daha rahat, ancak rahatsız edici şoklardan daha az kaçabilir hale getirdiğini gören araştırmacılar, kafein verilen farelerin labirentte birazcık daha iyi yön bulduklarını ama daha tetikte ve gergin olduklarını tespit etti.

SADECE AYIKLIK HİSSİ VERİYOR

Alkol ve kafein kombinasyonunda ise göreli daha tetikte görünen gevşemiş farelerin rahatsız edici uyarıcılardan yine kaçamadıkları görüldü.

Araştırmacılar, alkol ve kafein kombinasyonunun insanda, hâlâ sarhoş oldukları halde ayık oldukları hissi yarattığına inanıyor. Araştırmada, bir denek fareye verilen kahve dozunun insanda 8 fincan kahveye eşdeğer olduğu belirtildi.

Mucize yaratan doğal bakım formülleri


Kayısı çekirdeği tozu, siyah üzüm çekirdeği tozu, yulaf tanesi unu, pirinç unu, nişasta ve kil… Bütün bunlar bir araya geldiğinde güzel bir vücudun formülü ortaya çıkıyor!

Bu mevsimde cildinizi hem içten hem de dıştan destekleyip korumanız lazım. Çünkü soğuk havalarda her citte bozulmalar olur. Ebegümeci, biberiye, ısırganotu yağı, üzüm çekirdeği, adaçayı ve nane gibi doğanın nimetlerinin yer aldığı krem ve losyonlardan yardım alsanız daha iyi verim elde edersiniz. Kan dolaşımını hızlandıran adaçayı, hücre yenilenmesini ve cildin elastikiyetinin artmasını sağlar. Üzüm çekirdeği ise yaşlılık lekelerinin giderilmesini ve aynı zamanda kan damarlarının genişlemesine neden olur.

Cilt dostu bu bitkiler ve ürünlerle cilt yenilenmesi sağlanıyor.Tende bazı doğal işlemlere neden olduğu için onarma meydana geliyor. Kozmetik tıbbı “regenerasyon” olarak söz ediyor bu işlemlerden. Bu tür uygulamalar, tabiattan kopmayan, doğanın dengesi ile uyumlu özellikteki işlemler, cilte doğal detoksu gerçekleştiriyor.

Herbalium’un çalışmalarıyla doğal arınma sağlayan birçok yöntem ortaya çıktı. Tende gençlik ve ışıldama gibi sonuçlar yaratan her türlü uygulama ve bitkisel form için doğanın çözümlerini paylaşarak insanları daha fazla bilinçlendirmek gerektiğine inanıyoruz.

Şunu da unutmayalım: Güzellik bütündür. Yüz ve vücut güzelliği birlikte ele alınmalı. Peki, güzel ve diri görünümlü bir beden için doğal uygulamalar ne gibi avantajlar sunuyor? Doğal yollar bu konuda sınırsız. Buradan hepsini paylaşacağım. Ancak öncelikle şifalı bitki banyolarını hayata geçirelim. Doğal bakımı ve doğal kozmetiği tercih eden kadınlar, pek çok bitkinin ekstreleri ve yağlarının getirdiği olumlu sonuçları anlatıyorlar.

Şahane vücut için meyve çekirdekleri

Vücut güzelliğinde sadece şifa banyolarının değil, peeling’in önemini de kavrayalım. Bazı meyvelerin ve tahılların çekirdeklerinin tozları ile yapılan peeling iyi sonuçlar getiriyor: Size tarifini vermek istiyorum. Kayısı çekirdeği tozu, siyah üzüm çekirdeği tozu, yulaf tanesi unu, pirinç unu, nişasta ve kil, işte bu doğal ürünlerle yapacağınız özel beden macunu yüzünüzü güldürecek. Bu tozların hepsinden yarım çay bardağı elde edin. Hepsini birbirine harmanlayın. Su ile hamur yapın ve elde ettiğiniz bu maske ile karın ve bacak bölümü de dahil on dakika bütün bedeninizi ovun. Sonra bedeninizdeki maddeler kaybolmadan banyoda 10 dakika bekleyin. Daha sonra duş alın. Üzerine bir bitkisel nemlendirici sürün. İyi bir tene kavuştuğunuzu göreceksiniz. Bunu ayda iki kez uygulayın.

Son zamanlarda hemen herkes güzellik için bitkisel formüller soruyor. Doğallığın, doğal yaşamın bu kadar yayılması elbette sevindirici. Hepimiz bunu amaçlamalı ve katkılı maddelerin yaşamımızdan uzaklaştırılması yönünde çaba harcamalayız. Buna yönelik ilgi insanların bilinçlenmesi ile de ilgili. Şifalı bitkiler çok eskilerden bu yana güzellik için bir araç olarak kullanıldı. Günümüzde birçok kadın bu yöntemlere “güzellik iksiri” olarak bakıyor. Kırışık bir yüz, dökülen bir saç, sivilceli cilt… Bütün bunlar için tabiat ananın formülü mutlaka var. Sadece o da değil; stresli iseniz, sık sık yoğun düşüyorsanız bunlara da çare doğada…

Bu arada artık bitkisel kremleri de günlük yaşamda pratiğe geçirin. Bunları bedeninize de uygulayabilirsiniz.

İşte bazı bitkisel kremler ve faydaları

Besleyici havuç kremi

Cilt besleyici ve yağ dengesini koruyucu olan havuç kremi, sağlıklı cilt gelişimini desteklemek için geliştirilmiş. İçinde yer alan havuç özleri sayesinde, ciltteki alerji riskini en aza indirdiği kanıtlanmış. Ciltte istenen doğal nemlendirmeyi sağlar, yumuşak kalması işlevini görür. Soğuk ve sıcağın yıpratıcı etkisinden korur. Besleyici özelliğinin yanı sıra kaşıntıları da giderir. Cildi yaşlılık etkilerine karşı korur.

Yıpranmış ciltler için onarıcı sarı kantaron

Sarı kantaron özlü kremlerin de çok faydaları var: Damar büzücü özelliğe sahip. Cilde kaliteli bir nemlendirme sağlar. Kan dolaşımını hızlandırır. Hücre yenileyici niteliği bulunan bu bitki, özellikle yara ve yanıklarda oldukça etkili.

Üst tabakayı onarıcı biberiye kremi

İçindeki biberiye özleri sayesinde sivilcelere karşı doğal çözümdür. Cildin gözeneklerinin açılmasını, canlanmasını ve yenilenmesini sağlar. Sivilceli cildin bozulmuş olan en üst tabakasının onarılmasına yardımcı olur.

Telefonla soru sorabilir veya bize mail yollayabilirsiniz. Telefonlarımız 24 saat açıktır.

Doğal bir yaşam sizinle olsun,

Doğal Ürün Uzmanı

Volkan Kurt

GÜZELLİK-BAKIM kategorisinde yayınlandı | Etiketler: ,

Kendi Kendinize Jinekolojik Muayene


Muayene olmadan sorununuz varsa doktora gitmeden anlayabilir misiniz?

Kişinin kendi sağlığı ile ilgili önlemleri alması ve kendi kontrolünü yapabilmesi cesaretlendirilmelidir. Kendine güveni olan ve anlatılanları aynen yapabilen bayanlara evde basit tekniklerle kendilerini muayene etmeleri, smear almaları öğretilebilir.

Bu uygulama kadının kendisini hekime gitmeden düzenli aralıklarla kontrol etmesini ve şüpheli durum olduğunda hekime gitmesini sağlar. Özellikle çalışan bayanlar işten izin alma konusunda sıkıntılar yaşayacağından bu uygulamalar koruyucu hekimlik açısından faydalı olacaktır. Bu uygulama kadının kendisini hekime gitmeden düzenli aralıklarla kontrol etmesini ve şüpheli durum olduğunda hekime gitmesini sağlar. Özellikle çalışan bayanlar işten izin alma konusunda sıkıntılar yaşayacağından bu uygulamalar koruyucu hekimlik açısından faydalı olacaktır.

Cinsel yönden aktif olanların basitçe yapabileceği bir muayenedir. Kendini muayene etme üreme yolları enfeksiyonları ve kanserleri hakkında erken tanı konmasını ve yıllık kontrollerden daha önce hekime danışılmasını sağlar. Kişisel sağlık bakımı açısından kadınların vulvalarını ve memelerini kendilerinin muayene edebilmeleri önemlidir. Meme, vulva, vajen, rektum muayenelerini kendilerinin nasıl yapacaklarını kadınlar hekimlerden öğrenebilirler. Kadınların vulvanın normal halini bilmeleri önemlidir. Bunun için erken yaşlarda kendi kendine muayene başlanmalıdır. Kadınlar muayenelerini banyo sonrasında rahatlıkla yapabilir ve bir anormallik saptarlarsa hekime danışabilirler. Kendi kendine yapılan muayenede şüphe olursa, kesin tanı için hekim muayenesi gereklidir.

Muayeneler kişiye vücudunu ve normalin ne olduğunu tanımasında, vajendeki yaralar veya akıntıları tanımlamasında, rahimiçi araç kullanıyorsa ipini kontrol etmesinde, gebelik açısından riskli günlerden servikal müküs tayini ile haberdar olmasına yardımcı olur.

Kadının vajenini kendi muayene etmesi

Ayda bir kez adet dönemleri arasında yapılmalıdır. Vulvada geçmişte hastalığı olanlar 2 haftada bir muayene yapmalıdır. Muayenenin önemi vulvadaki siğiller ile kanser arasındaki ilişkinin varlığı ve son 15 yılda siğillerin görülme sıklığının %500 artmasıdır.

Muayene için küçük bir el feneri, ufak saplı bir ayna, spekulum (iki kaşığı olan ve vajen dudaklarını ayırmak için kullanılan alet), kayganlaştırıcı krem, temiz sabun ve sıcak su gerekir. Elbise ve iççamaşır çıkartıldıktan sonra tüm gerekli aletler ulaşılabilir bir yere konur. Dış genital bölge görülebilecek şekilde sert bir yere (yer, yatak, kanepe) kalça yastıklarla desteklenmiş şekilde oturulur. Dizler bükük ayaklar mümkün olduğunca birbirinden uzak ev hafif arkaya doğru konur. El aynası vajenin önünde tutularak şunlar incelenir:

* Mons pubis (vajenin üstünde pubik kılların olduğu bölge) kontrol edilir. Herhangi bir tümsek, ülser, siğil var mı, deri renginde kırmızı, beyaz veya koyu renk değişiklikleri var mı incelenir. Sonra parmak ucu ile derinin altında hissedilen oluşum var mı bakılır.

* Klitoris ve etraf dokKişinin kendi sağlığı ile ilgili önlemleri alması ve kendi kontrolünü yapabilmesi cesaretlendirilmelidir. Kendine güveni olan ve anlatılanları aynen yapabilen bayanlara evde basit tekniklerle kendilerini muayene etmeleri, smear almaları öğretilebilir. Bu uygulama kadının kendisini hekime gitmeden düzenli aralıklarla kontrol etmesini ve şüpheli durum olduğunda hekime gitmesini sağlar. Özellikle çalışan bayanlar işten izin alma konusunda sıkıntılar yaşayacağından bu uygulamalar koruyucu hekimlik açısından faydalı olacaktır.

Cinsel yönden aktif olanların basitçe yapabileceği bir muayenedir. Kendini muayene etme üreme yolları enfeksiyonları ve kanserleri hakkında erken tanı konmasını ve yıllık kontrollerden daha önce hekime danışılmasını sağlar. Kişisel sağlık bakımı açısından kadınların vulvalarını ve memelerini kendilerinin muayene edebilmeleri önemlidir. Meme, vulva, vajen, rektum muayenelerini kendilerinin nasıl yapacaklarını kadınlar hekimlerden öğrenebilirler. Kadınların vulvanın normal halini bilmeleri önemlidir. Bunun için erken yaşlarda kendi kendine muayene başlanmalıdır. Kadınlar muayenelerini banyo sonrasında rahatlıkla yapabilir ve bir anormallik saptarlarsa hekime danışabilirler. Kendi kendine yapılan muayenede şüphe olursa, kesin tanı için hekim muayenesi gereklidir.

Muayeneler kişiye vücudunu ve normalin ne olduğunu tanımasında, vajendeki yaralar veya akıntıları tanımlamasında, rahimiçi araç kullanıyorsa ipini kontrol etmesinde, gebelik açısından riskli günlerden servikal müküs tayini ile haberdar olmasına yardımcı olur.

Kadının vajenini kendi muayene etmesi

Ayda bir kez adet dönemleri arasında yapılmalıdır. Vulvada geçmişte hastalığı olanlar 2 haftada bir muayene yapmalıdır. Muayenenin önemi vulvadaki siğiller ile kanser arasındaki ilişkinin varlığı ve son 15 yılda siğillerin görülme sıklığının %500 artmasıdır.

Muayene için küçük bir el feneri, ufak saplı bir ayna, spekulum (iki kaşığı olan ve vajen dudaklarını ayırmak için kullanılan alet), kayganlaştırıcı krem, temiz sabun ve sıcak su gerekir. Elbise ve iççamaşır çıkartıldıktan sonra tüm gerekli aletler ulaşılabilir bir yere konur. Dış genital bölge görülebilecek şekilde sert bir yere (yer, yatak, kanepe) kalça yastıklarla desteklenmiş şekilde oturulur. Dizler bükük ayaklar mümkün olduğunca birbirinden uzak ev hafif arkaya doğru konur.

El aynası vajenin önünde tutularak şunlar incelenir:

* Mons pubis (vajenin üstünde pubik kılların olduğu bölge) kontrol edilir. Herhangi bir tümsek, ülser, siğil var mı, deri renginde kırmızı, beyaz veya koyu renk değişiklikleri var mı incelenir. Sonra parmak ucu ile derinin altında hissedilen oluşum var mı bakılır.

* Klitoris ve etraf dokular bakarak ve dokunarak kontrol edilir.

* İç dudaklara başparmak ve işaret parmağı arasında tutarak bakınız.

* İdrar deliği ve altındaki vajen girişine dikkatlice bakınız

* Dış dudakları aynı iç dudaklara baktığınız gibi kontrol ediniz.

* Vajen ile makat arasındaki bölgeyi inceleyiniz.

* Makat etrafını bakarak ve dokunarak inceleyiniz.

* Metal spekulum kullanılacaksa önce sıcak suda soğukluğunu alınız. Kaşıklara kayganlaştırıcı krem sürünüz. Diğer elinizle dudakları ayırarak spekulumun kaşıkları kapalı olarak ve sapı bacak tarafında olacak şekilde yavaşça vajene itiniz. Ağrı olursa 1-2 dakika bekleyiniz ve tekrar deneyiniz. Kaşıkların dibine kadar ilerleyince sapı yukarı doğru çeviriniz ve nazikçe açınız.

* Spekulum vajende ve tam açıkken el fenerini aynadan vajinanın içine aksettiriniz. Fener, ayna ve spekulumu hareket ettirerek vajen duvarlarını görmelisiniz. Vajinal akıntıyı inceleyiniz. Normal akıntı berrak-beyaz, ince veya kıvamlı, sirke gibi konan tarzdadır.

* Vajenin gerisinde yaklaşık 2.5 cm çapta ortasında delik olan pembe ıslak organ rahimağzıdır. Birkaç dakika rahimağzını ve vajen duvarlarını inceleyin. Rahimağzını görebilmek kolay olmayabilir. Spekulumu sağa sola hareket ettirmek, içeri itip dışarı çekmek gerekebilir. Zamanla bulmak kolaylaşır.

* İnceleme bittiğinde kaşıklar hafif açık yavaşça spekulumu çıkartınız. Sabunlu sıcak suda yıkayıp alkolledikten sonra bir sonraki muayeneye kadar saklayınız.

* Spekulum yerleştirildiğinde hafif basınç veya rahatsızlık hissedebilirsiniz.

* Metal spekulum soğuk ve sert hissi verebilir.

* Vajinal enfeksiyon varsa ağrı ve iritasyon hissedilebilir.

* İç dudaklara başparmak ve işaret parmağı arasında tutarak bakınız.

* İdrar deliği ve altındaki vajen girişine dikkatlice bakınız

* Dış dudakları aynı iç dudaklara baktığınız gibi kontrol ediniz.

* Vajen ile makat arasındaki bölgeyi inceleyiniz.

* Makat etrafını bakarak ve dokunarak inceleyiniz.

* Metal spekulum kullanilacaksa önce sıcak suda soğukluğunu alınız. Kaşıklara kayganlaştırıcı krem sürünüz. Diğer elinizle dudakları ayırarak spekulumun kaşıkları kapalı olarak ve sapı bacak tarafında olacak şekilde yavaşça vajene itiniz. Ağrı olursa 1-2 dakika bekleyiniz ve tekrar deneyiniz. Kaşıkların dibine kadar ilerleyince sapı yukarı doğru çeviriniz ve nazikçe açınız.

* Spekulum vajende ve tam açıkken el fenerini aynadan vajinanın içine aksettiriniz. Fener, ayna ve spekulumu hareket ettirerek vajen duvarlarını görmelisiniz. Vajinal akıntıyı inceleyiniz. Normal akıntı berrak-beyaz, ince veya kıvamlı, sirke gibi konan tarzdadır.

* Vajenin gerisinde yaklaşık 2.5 cm çapta ortasında delik olan pembe ıslak organ rahimağzıdır. Birkaç dakika rahimağzını ve vajen duvarlarını inceleyin. Rahimağzını görebilmek kolay olmayabilir. Spekulumu sağa sola hareket ettirmek, içeri itip dışarı çekmek gerekebilir. Zamanla bulmak kolaylaşır.

* İnceleme bittiğinde kaşıklar hafif açık yavaşça spekulumu çıkartınız. Sabunlu sıcak suda yıkayıp alkolledikten sonra bir sonraki muayeneye kadar saklayınız.

* Spekulum yerleştirildiğinde hafif basınç veya rahatsızlık hissedebilirsiniz.

* Metal spekulum soğuk ve sert hissi verebilir.

* Vajinal enfeksiyon varsa ağrı ve iritasyon hissedilebilir.

Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı

Op. Dr. Tevfik Yoldemir

Göz Şişkinliği İçin 5 Öneri


Göz şişkinliklerinden 5 dakikada kurtulun!Düzenli uyuyun

Her gün 8 saatlik düzenli uyku, göz sağlığınız için yararlı olacak ve her akşam aynı saatlerde uyumak gözlerinizi dinlendirecektir. Gün arasında ise 5–10 dakikalık göz dinlendirmesiyle daha etkili gözlere kavuşabilirsiniz.

Göz kremlerinden yardım alın

Göz çevresi kuru bir yapıya sahiptir. Gözaltı şişliklerini önlemek için özel nemlendirici kremler kullanmalısınız. Bu kremler sayesinde, göz çevreniz parlak ve canlı bir görünüme kavuşacak.

Dengeli yaşam stiliniz olsun

Gözaltındaki şişlik ve morluklar, bir gece önce alınan alkol, aşırı kafein tüketimi, uykusuzluk, bilgisayar başında geçirilen uzun zaman, stres gibi sebeplerle ortaya çıkarken, kimimizde genetik sebeplerle ortaya çıkabiliyor. Bu yüzden aynada sevimsiz görüntülerle karşılaşmak istemiyorsanız tedbirli davranmaya özen gösterin.

Doğal yöntemlere başvurun

Göz çevrenizi canlandırmak için salatalık dilimlerini 15 dakika gözünüzde bekletebilirsiniz. Ayrıca ayda 1–2 kez badem yağı içeren doğal kremlerden yararlanabilirsiniz.

Temiz olmasına özen gösterin

Her akşam yatmadan önce göz makyajınızı mutlaka temizlemelisiniz. Aksi takdirde, sabah uyandığınızda rimel ya da far kalıntılarından dolayı hoş olmayan şiş gözlerle karşılaşabilirsiniz.

Doğumdan Sonra Böyle Beslenin!


Doğum sonrası beslemenin 11 püf noktası..

Proteinler;beslenmenin yapı taşları

Hamileliğiniz boyunca aldığınız proteinler, yavrunuz henüz bir embriyo iken onu sağlıklı bir bebeğe dönüştürmek için gerekli olan hücrelerin meydana gelmesini sağlayacak oluşumda en büyük görevi üstlendi. Şimdi ise, yeterli ve dengeli bir beslenme uygulamak için proteinlere ihtiyacınız bulunmaktadır. Enerjinin %15’i proteinlerden gelmelidir. Et, tavuk, balık, yumurta ve kurubaklagiller proteinler zengin olan besinlerdir. Ayrıca bu besinler B grubu vitaminleri, demir ve çinko açısından da zengindir.

Kalsiyum; gelecek için önemli

Bu dönemde kalsiyum ihtiyacınızı tam anlamıyla karşılamak en çok dikkat etmeniz gereken konulardan biridir. Günlük beslenme içerisinde 3 porsiyon süt ve süt ürünleri tüketmek yeterli olacaktır. Kilo kontrolü açısından az yağlı olanları tercih edebilirsiniz.

Doğal vitamin kaynakları sebze ve meyveler

Meyve ve sebzelerde hayati önem taşıyan vitaminler ve mineraller bulunur. Her öğünde mutlaka sebzeve meyve tüketmeye çalışınız. Pişirme şekli vitamin ve mineral içerikleri üzerinde etkilidir. Bu nedenle sebzeler önce yıkanıp sonra mümkün olduğu kadar büyük parçalar şeklinde çiğden olacak şekilde pişirilmelidir.

Demir açığınızı mutlaka telafi edin

Vücuttaki demir eksikliği hamilelik döneminde birçok kadının karşısına çözülmesi gereken bir sorun olarak ortaya çıkıyor. Bunun için hamilelikte demir ihtiyacına yönelik beslenmenin yanı sıra doktorun önerdiği şekilde dışarıdan demir takviyesi yapılıyor. Çünkü hamileliğin ikinci yarısında bebeğiniz, demir depolarını oluştururken sizin demir depolarınızdan yararlanır. Bu nedenle, doğum sonrasında da devam eden demir eksikliğinizi gidermek için öğünlerinizi demir yönünden zenginleştirmek için kırmızı et, pekmez, yumurta sarısı günlük beslenmeye eklenmelidir.Yiyeceklerle beraber alınan demirin vücutta kullanılmasını önemli ölçüde engelleyen çay tüketimini ise mümkün olduğunca azaltmalısınız. Ayrıca demir emilimini arttırmak için C vitamini içeren besinler ile tüketilmesi daha iyi olacaktır. Salata, taze sıkılmış meyve suları gibi.

Folik asiti ihmal etmeyin

Emzirme döneminde de tıpkı hamileliğinizde olduğu gibi folik asit yönünden zengin besinler tüketmelisiniz. Folik asit en fazla yapraklı yeşil sebzeler, karaciğer, böbrek, yumurta, kabuklu tahıllar, ceviz, badem, fındık, fıstık, mercimek, baklagiller ve taze sıkılmış portakal suyunda bulunuyor. Hamilelikte ve emzirme süresinde 400-800 mikrogram alınması gerekiyor. Bu miktarı besinlerle karşılamak zor olduğu için vitamin haplarıyla açığı kapatabilirsiniz. Ayrıca folik asit vücutta depolanamadığı için her gün almak gerekiyor.

Yağlarlardan uzak durun

Enerjinin %30’u bu gruptan sağlanmalıdır. Özellikle n-3, n-6 ve n-9 yağ asitleri örüntülerine dikkat edilmelidir. n-3 yağ asitleri deniz ürünleri özellikle yağlı balıklarda (somon, uskumru), soyayağı, kanola yağı, yumurta sarısı ve anne sütünde bulunmaktadır. n-6 yağ asiti; soyayağı, ayçiçek ve mısırözü yağında bulunmakta, n-9 yağ asiti ise fındık ve zeytinyağında bulunmaktadır.

İyotlu tuz dostunuz

Hamilelik dönemi vücudun iyot gereksiniminin arttığı bir dönem. Çünkü hamilelikte görülen iyot eksikliği düşük, ölü doğum ve bebek ölümlerinde artmaya neden olurken, bebeklerde zeka geriliğine, sağırlık ve cüceliğe neden oluyor. Emzirme döneminde iyotlu tuz kullanmak iyot ihtiyacını karşılamak için yeterli olacaktır. Tuzu kapalı ve ışık almayan yer saklayınız.

Bol bol sıvı tüketin

Doğumdan sonra emzirme döneminiz içerisinde günlük 2,5-3 litre sıvı almaya özen gösteriniz.Bu miktar sıvının tamamını su ile tamamlayabilirsiniz veya hazır meyve suları ve asitli içecekler yerine, az şekerli komposto suyu ve taze sıkılmış meyve sularını tercih ediniz.

Vitamin takviyesi gerekebilir

Emzirme dönemi içerisinde doktor tavsiyesi ile ek vitamin takviyesi alınabilir. Bu noktada sebze-meyvede bulunan doğal vitaminlerden daha fazla yararlanabilmek için ;meyve suları sıkıldıktan sonra yarım saat içinde tüketlimeli, salata yaparken mümkün olduğu kadar az bıçak ile işlem uygulanmasına dikkat edilebilir. Ayrıca salatanın limonu yemeden hemen önce sıkılmasına dikkat edilmelidir.

Enerji için karbonhidrat tüketiniz

Emzirme döneminde hamilelikte olduğu gibi günlük enerjinin %55-60’ını karbonhidratlardan sağlamanız gerekmektedir Burada dikkat edilecek nokta şeker gibi basit karbonhidrat yerine pilav, makarna, patates, ekmek gibi kompleks karbonhidratlar tercih edilmelidir. Kilo kontrolü sağlamak açısından iyi olacaktır.