TESETTÜR MODA TASARIMCISI


ayse-arman

 

Sıradışı gazeteci Ayşe Arman, geçtiğimiz hafta tesettürle Nişantaşı’ndan gezdi ardından “karşı mahalle”de straples elbiseyle turlar attı. Yazı dizisinin devamında tesettür moda tasarımcısı Rabia  Yalçın vardı.İlkokul 2’den terk. “Biyolojik babamla, devlet babam, etek boyum üzerine bir anlaşmaya varamadı. Babam beni okuldan aldı” diyor.

Babası, “Kızımın etek boyu, diz altı olacak!” demiş, okulun müdürü, “Hayır efendim, bütün çocukların etek boyu diz ve dizinin üstü!” demiş. Her zaman olduğu gibi erkekler birbirine girmiş, olan o küçük kıza olmuş…Eğitimi yarıda kalıyor, bir daha da okula hiç gitmiyor.

Sonra hayatına, annesinden öğrendiği dikiş giriyor. Ve kumaşlar, modeller, kesmek, dikmek onu büyülüyor… Çok zevkli, çok becerikli ve çok yaratıcı… Tasarıma kadar uzanan bir yolculuk… Yurtdışına açılmaya karar veriyor, New York’ta ödül alıyor… O günden beri de canla başla çalışıyor, her sene bir koleksiyon yaratıyor. Onun gibi bireysel tesettür tasarımı yapan, haute couture çalışan pek az kişi var.

Siz kişiye özel bir tesettür tasarımcısınız. Bu işleri sizden iyi kimse bilemez. Soruyorum: Örtünmenin, gerçekten bir cazibesi var mı?

Hülya Avşar da benimle bir röportaj yaptı, “Kapalı kadınlar çok şık görünüyorlar, çok dişiler, çok kadınsılar, seksapeliteleri yüksek, herkes onlara bakıyor filan” dedi. Ben de dinledim, dinledim, kapalı kadınlar neymiş diye, sonra dedim ki, “Hülya Hanım, söylediklerinize inanıyor musunuz? Eğer gerçekten böyle olsaydı, örtünmenin böyle bir cazibesi, albenisi olsaydı, yeryüzündeki bütün kadınlar kapanırdı!” Bu dediklerimde son derece samimiyim. Örtünmek, bizim inancınız için ödediğimiz bir bedel. Ağır bir bedel.

Peki ne yapıyorsunuz? Karşınızdaki kadına bakıp, “Nasıl bir kuş kondursam da onu güzelleştirsem” mi diyorsunuz?

Bir kadını örterek güzelleştirmek, zarifleştirmek gerçekten zor. Açarak daha kolay. Çünkü kadın denilen varlık zaten güzel. Gül olarak düşünün. Siz onu kutunun içine koyuyorsunuz, o kutuya şık bir ambalaj yapmak durumdasınız. Hem zarif hem estetik görünmeli, hem de kendini o kutunun içinde güzel hissetmeli…

Tesettür giyen kadın, kılık kıyafet seçerken zorlanır mı?

Hem de nasıl. Tesettürlü kadının iki kapılı bir gardırobu vardır. Biri içeriye açılır, diğeri dışarıya…

Nasıl yani?

Evdeki giysilerinizi sokakta giyemiyorsunuz. Onlar dışarıda ofsayt. Dolayısıyla, iki gardırop düzmek zorundasınız. Bu da sinir bozucu. Bir de tabii bir sürü şeye dikkat etmek gerekiyor, hem giyinirken hem kıyafet tasarlarken…

1. Türban ve kıyafetlerde çok canlı renkler kullanma! Yürüyen renkli bir top kumaşa dönersin.

2. Allı, dallı başörtülerinden uzak dur! Cıssss! Kafana turuncu örtü takıp, pabucunu da turuncu yaptın mı, estetik olma sansın yok, turuncu bir portakal olur çıkarsın.

3. Örtünü çok sıkı bağlama. Biraz bol olsun, örtü nefes alsın, merak etme, altında bone var, saçın görünmez, ama biraz gevşek bırakırsan o klastrofobik etki de azalır.

4. Kare başörtüler yerine, eşarp takmayı deneyebilirsin. 2.5-3 metrelik diktörtgen eşarplar. Ceketinin altından çıkartabilirsin.

5. Hep pastel renkleri tercih et. Toprak renklerini, birbirine geçişli renkler…

6. Bol kıyafetlerin içinde bir kadının bedenini salması daha kolay, yapma, yediklerine dikkat et, kilo fazlası tesettür giyiminde de sorun.

Ayşe Arman – Hürriyet

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: