Bikini ve Mayo Seçimi


Hayat bazen çelişkilerle doludur. Bir tarafta özgürlüğünüz, tatil planlarınız diğer tarafta maalesef mayo/bikini seçmek ve almak. Evet bazen acı verici olabiliyor. Fakat güzel görünmek için estetik müdahaleye ihtiyacınız yok Hernasılsa kafanıza taktığınız göğüsleriniz, baldırlarınız ve belinizi iyi bir mayo/bikini seçimiyle güzel göstermek elinizde.

Belinizi daha ince göstermek:
Pekçok kadın bel bölgesinde sorun yaşar. Bunun için tek tarafında lastikli şerit ve büzgüsü ile dikkat çeken, drapeli veya kenarları delikli kumaştan yapılmış bir mayo seçebilirsiniz. Böylelikle dikkatleri vücudunuzun kenarlarından orta kısmına toplarsınız. Doğru kumaş seçimi ile vücudunuzdaki kusurları kapatabilirsiniz.

Göğüslerinizi büyük göstermek için :
Bunun için meraklı gözleri göğüs bölgenizden uzaklaştıracak modeller deneyin. Yüzücü yada boyundan bağlı modelleri seçin. Koyu renkli geometrik desenler bulunan bikini üstlerini seçin.

Göğüslerinizi küçük göstermek için:
Büyük üçgen cup’lar ve straplez modeller büyük göğüsleri toparlar ve çok daha hoş görünmesini sağlar. Küçük desenli yumuşak renklerde seçimler yapmayı deneyin.

Kalça ve baldırlarınızı küçük göstermek için:
Siyah rengin zayıf gösterdiği bilinir. Ve tabi koyu renklerin de… Eğer bikini üstünüzü daha açık renklerden seçerseniz daha iyi görünecektir. Seçtiğiniz modelin tamamen kalçanızı sardığından emin olun.

Kısa Gövdeyle Başetmek:
Kısa gövde bacak boyunuzu uzun gösterir. Ama mayonuz ıslandığı zman bunun tam terside olabilir. Bu nedenle 2 parçalı mayoları tercih edin. Alt tarafta ince çizgilerin olduğu modellerde uygundur.

Uzun Gövdeyle Başetmek:
Eğer böyle bir probleminiz varsa uzun kesimli modelleri tercih edin diğerleri kısa duracağından kötü görünecektir. Mide bölümüzde dairesel şekiller bulunan modelleri seçmeye çalışın.

Vücut ölçüleriniz yada şekli o kadar da önemli değil. Önemli olan size giden modeli seçebilmeniz. En moda bikiniler 2 parça olup midenizi sararak tek parça görünümünde olanlardır. Sadece moda olduğu için değil alt ve üstü ayrı ayrı da takımlayabildiğiniz için de güzeldir.

Mayo seçiminde diğer bir önemli nokta da mayo alışverişine geniş zaman ayırmak. Zamanında yeterli vakte sahip olan kadınlar daha rahat seçim yapabilirler. Ama yazın özellikle de son dakika da planlanmış bir alışveriş gereğinden fazla stress getireceğinden pek de verimli olmayacaktır.

Online alışveriş yapmak da bu stresi önleyecektir. Seçmiş ve almış olduğunuz ürünü daracık bir soyunma kabini yerine evinizde deneyeceğinizden daha sağlıklı karar verebileceksiniz. Bunun için öncelikle alışveriş yaptığınız yerin önemli aksaklıklarda iade kabul ettiğinden emin olun

GELİN İÇ ÇAMAŞIRI – GELİNLİK ALTI İÇ ÇAMAŞIRI


GELİN İÇ GİYİMEvlenecek olan gelin adayları için son derece önemli olan gelinlik ve aksesuarlarının seçimi evlilik hazırlıkların da büyük bir yer alıyor.. Bu özel hazırlıklar içinde dış görünüm kadar, kadında iç görünüm de çok önemli. Evliliğin olabildiğince romantik olması için gelin adaylarının bir çoğu hazırlıklarını yaparken iç çamaşırlarına özel bir önem verir. Kendinizi iyi ve güvenli hissetmek, problemsiz bir tören yaşayabilmek için tören gecesi giyeceğiniz iç çamaşırları çok önemlidir .
Üstelik bu özel gecede büyüleyici görünmeyi her gelin adayı arzular. Evlenirken nasıl bir iç çamaşırı giyeceğinize karar verebilmek için öncelikle gelinliğinizin modelini seçmiş olmalısınız. Seçtiğiniz gelinlik eğer sırtsız ve askısız straplez türü ise kullanacağımız iç çamaşırı modeli farklı, kapalı bir model ise kullanacağımız iç çamaşırı modeli farklı olacaktır .
İç çamaşırı mutlaka gelinliğin dikilmesi ya da satın alınmasından önce alınmalı ve gelinlik provaları mutlaka törende kullanacağınız iç çamaşırı ile yapılmalıdır. Aksi takdirde farklı bir çamaşır ile prova edilen gelinlik, tören günü asıl çamaşırınızı giydiğinizde farklı durabilir.İç çamaşırınızı seçmeden gelinlik provasına gittiğinizde gelinlik tasarımcısı önce iç çamaşırı almanızı önerecektir .
Bu özel gecede kullanacağınız iç çamaşırları daha özenle seçilmiş olmalıdır. Basit beyaz bir sutyen ve külot ortamın ve sizin bütün büyünüzü bir anda bozabilir.Omuzları açık bir gelinlik için teddie tipi askısız jartiyerli bir body kullanmanız en uygunu olur. Tabi her zaman sutyen, külot ve jartiyerden oluşan “klasik üçlüyü” de tercih edebilir siniz. Ne yazık ki hala pek çok kadın jartiyerle hayatında ilk kez evlilik günü tanışır. Bu da aslında pek tercih edilen bir şey değildir. En iyisi jartiyeri yaşamınıza normal bir giysi olarak sokmanızdır. Evlilik günü geldiğinde çok daha fazla kendinize güvenir ve her şeyi yapabilecek gibi hissedersiniz .
Ayrıca düğün için aldığınız iç çamaşırları, gelinliğiniz gibi bir gün kullanıldıktan sonra gardıroptaki yerini almak zorunda da değil. Beyaz çorap günlük giysilerinizle pek kullanışlı olmaz ama bu çamaşırlarınızı ten rengi çoraplarla rahatlıkla giyebilirsiniz .
Giyim tarzına bakarsanız, iç giyimin ölçüleri dış giyime göre daha önemlidir . Düşünün bir kere atletiniz çok büyük ve ipeksi bir elbise giymişsiniz. Dışarıdan bakıldığında atletinizin bozuk yapısı sizin vücudu nuzun görünümünü bozar.
Aldığınız elbise ne kadar pahalı ve kaliteli olursa olsun imajınızı zedeler. Aynı durum sutyeniniz için de geçerlidir.Göğüs ölçüleri 90-95 cm ama siz kendinize 80 beden sutyen aldınız. Göğüsleriniz bu sutyene girebilir mi hayır girmez. Aksine taşar, böyle bir durumda ise sizin önden görünümünüz karşıdaki kişiye güzel değil itici gelecektir . Hiç hoş olmayan bir görüntü sergileyecektir. Unutmayın iç çamaşırınız la sizin aranızda hiç bir şey yoktur. Size böylesine yakın temas eden bir giysinin de tam üzerinize göre olması gerekir. İç çamaşırlarının en ‘komplike’ parçası sutyenler için doğru ölçü daha da önemlidir. Ölçü nüzü bildikten sonra sutyenleri denemeden de almanız mümkün olur.

Her Yerde Yapabileceğiniz Egzersizler


Şınav :  Çömelme :  Hamle :  Çökme :  Bükülme

 

sinav_cekmek_3

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Şınav: Vücudunuzu dik tutarak, dirsekleriniz yere deymeyecek şekilde avuçlarınızı yere sıkıca bastırarak ve uyluklarınız yerden birkaç cm uzakta olacak şekilde vücut dengenizi sağlayın. Sonra da aynı şekilde kollarınızı dirseklerden bükerek aşağı indirin ama vücudunuz yere temas etmesin. Bu hareketi yaparken elinizden geldiğince vücudunuzu bükmemeye çalışın. Ayrıca, duvardan, bir elbise dolabı veya sağlam bir sandalye kenarından destek alarak da yapabilirsiniz.

ÇÖMELMEÇömelme: Elleriniz kalçanızda ve ayaklarınız kalça hizasında olacak şekilde dik durun. Sanki bir sandalyeye oturacakmış gibi dizlerinizi bükün. Dizlerinizin şeklini hiç bozmadan çömelin ve kalkın.

 Hamle: Uzun adım atacakmış gibi bacaklarınızı açın. Dizleriniz zemine temas etmeyecek şekilde atış poziyonunda olana kadar yavaş yavaş dizlerinizi bükün. Yere bakmayın ve dizleriniz ayakuçlarınızın görünmesini engellemeli. Başlangıç pozisyonunuza dönün.

Çökme: Bir masanın veya sağlam bir sandalyenin kenarına oturun ve elleriniz ( parmaklarınız yüzükoyun şeklinde) kalçalarınız üzerine gelecek bir şekilde olsun. Sandalyeden kendinizi itin ve sadece ellerinizde destek alın. Kollarınız zemine paralel olana kadar kol dizlerinizi yavaş yavaş bükün ve daha sonra kendinizi arkaya doğru baktırın.

Bükülme: Dizleriniz bükük, ayaklarınız yerde düz bir şekilde ve kalça hizasında sırt üstü uzanın. Parmaklarınızı kullanmadan, ellerinizi başınızın altına koyun ve kol dirseklerinizi hafifçe içe dönük olsun. Başınız, boynunuz ve kürek kemiğiniz temiz zemin üzerinde olacak bir şekilde vücudunuzu arkaya ve öner doğru bükün. Bükülmeden önce bir dakika bekleyin.

Düzenli Egzersiz Yapmanın 10 Yolu


. Hoşlandığınız bir egzersiz yapın. Ekipman almak veya bir jimnastik salonunuza gitmek zorunda olmadığınızı unutmayın! İşte hoşunuza gidebilecek tavsiyeler; ağırlık kaldırmak, yürümek, koşmak, bisiklete binmek, tenis oynamak, aerobik yapmak. Saat kaç olursa olsun, hava kötü olsa bile egzersizi yapın.

 1. Hoşlandığınız bir egzersiz yapın. Ekipman almak veya bir jimnastik salonunuza gitmek zorunda olmadığınızı unutmayın! İşte hoşunuza gidebilecek tavsiyeler; ağırlık kaldırmak, yürümek, koşmak, bisiklete binmek, tenis oynamak, aerobik yapmak. Saat kaç olursa olsun, hava kötü olsa bile egzersizi yapın.

2. Başka bir kişiye takılın. Sosyal olmayı seven biriyseniz arkadaşlarınızla birlikte egzersiz yapabilirsiniz. Örneğin akşam yemeğinden sonra tempolu yürüyüş sizin için oldukça iyi olabilir. Eşinizle belirli bir egzersiz programı yaparak, sizin koçunuz gibi hareket etmesini isteyebilirsiniz. Birlikte her sabah kondisyon aerobikleri, enerji harcamanızı sağlayan egzersizler yapabilirsiniz. Eğer şehir dışında olursa saatinizi kurup sabah yürüyüşü yapabilirsiniz.

SPOR  3. Egzersizin yararları devredilemez. Arkadaş ve aile üyeleri bunun kişiliğinizin bir parçası olduğunu öğrenmeli ve “bugün neden egzersiz yapmasan olmaz mı” diyerek bıraktırmama çalışmamalı.

  4. Egzersiz sabah yaptığınız ilk şey olmalı. Sonrasında yapmak isteyeceğiniz bir dizi iş olacaktır ve ihmal etmenize neden
olabilir. Sabah erken kalkmaktan hoşlanan biri olmayabilirsiniz ancak denemeden göremezsiniz. Bir hafta deneyerek görmeye ne dersiniz? Egzersiz, duş güne enerji dolu başlamanızı sağlar. Evinizde egzersiz yapamıyorsanız gideceğiniz spor salonunun işinize yakın olmasında yarar var.

  5. İşinizden eve giderken de egzersiz yapabilirsiniz. İlk önce eve gitmeyin, zor yolları deneyin. Sakin yollar sizi motive eder. Eve gittikten sonra üzerinizi değiştirin ve tekrar egzersiz yapmaya devam edin.

  6. Aşırı yorgun olduğunuzda bile egzersiz yapın. Egzersizden sonra çok daha iyi hissettiğinizi göreceksiniz. Derin nefes alın, oksijen daha iyi hissetmenizi sağlayacaktır. Egzersiz bir süre sonra mutluluk ve neşe kaynağı olacaktır.
 

7. Aktivitelerinizi kaydedin. Sizin için önemli olan şeyleri not edin. Yaptığınız egzersize ne kadar zaman ayırdığınızı görebilirsiniz.
Bazı insanlar bunu oyun olarak bile yapıyor. Koştuğunuz mil ve süreyi her seferinde daha da artırın.

8. Gelişim sinyallerinin farkında olun. Daha formda göründüğünüzü bilmek harika olabilir. Kilo vermiş olabilir veya eskisinden daha neşeli olabilirsiniz.
Diğer gelişim sinyalleri ise; Daha iyi uyumak, düşünmek, enerjik olmak, arkadaşının eşyalarını taşırken kaslarının ağrımaması, kalp atışlarının düzenli olması, kolesterol, kan basıncı, kemik sağlamlığı ve kan şekeri gibi genel sağlık sorunlarının bulunmaması nedeniyle doktorunuzun tebrik etmesi olarak sayılabilir.

9. Köpekle veya hızını ölçebileceğiniz bir aletle yürüyün. Zevkli bir yürüyüş için zamanınız yoksa üç kerelik 10’ar dakikalık egzersiz 30 dakikanızı egzersize ayırmanızı sağlar. Günde en az 10.000 adım atmalısınız. Günlük ortalama adım sayını hesaplayın, her gün 300 adım daha fazla yürüyün. Adım sayınız her hafta yükseleyecek.

10. Kendinizi ödüllendirin. Egzersiz sonrası yatağınıza uzanarak kendinizi ödüllendirebilirsiniz.

 

Uzmanlar, davranışları değiştirmenin zor olduğunu belirtiyor. Bu yüzden bir hedef ve ödül belirleyin! Elde etmek için ilerleyin. Sıkı bir aylık fitness programından sonra kendinize bir video veya 5.000 adıma ulaşmanızı sağlayacak ayakkabılar alabilirsiniz. Ne olursa kendiniz için yapın

ZAYIFLAMA ve DİYET


Neler yediğinizi biliyor musunuz?
NELER YEDİĞİNİZİ BİLİYORMUSUNUZ???

Hazır yiyeceklerin düşünüldüğünden daha karmaşık olduğunu belirten uzmanlar, birçok hazır yiyeceği uzun süre taze tutmak için katkı maddeleri eklendiğini belirttiyorlar.

Howstuffworks’te yer alan haberde, 5 büyük fast food zincirinin menülerini inceleyen uzmanlar, en yaygın kullanılan 10 katkı maddesini açıkladılar;

1. Tavuk eti: Tavuk eti, sığır veya hindi etinden daha ön planda ilk sırada yer alıyor. Birçok fast-food zincirinde sığır etinden daha fazla tavuklu menü bulunuyor. Örneğin, bazı firmalar tavuk sandviçlere, nuggetlar, hediye tavuk çubukları, tavuklu atıştırmalıklar ve salatalar gibi tavukla yapılan menülere önem veriyor. Tüketime gelince sonuçlar değişiyor, çünkü buradaki et tüketimi daha fazla.

2. Xanthan Gum: Soslarda, süt ürünlerinde, kremada, içeceklerde, dondurmada ve pek çok üründe stabilizatör, emülgatör ve kıvam arttırıcı kullanılan katkı maddesi, birçok yiyecekte hoş ve tatlı bir his oluşturur. Bu katkı maddesinin bilinen herhangi bir yan etkisi bulunmuyor.

3. Mono ve digliseridler: Bu maddeler emulsifiye olarak biliniyor. Mono ve digliseridler çok geniş yelpazedeki ürünlerde kullanılıyor. Pastacılık ürünleri, yerfıstığı yağı, margarin, krem şanti, puding ve dondurma gibi ürünler bunlardan bazılarıdır.

4. Soya yağı: Soya fasülyeleri, soya yağı çıkarmak için eziliyor ve solventlerle karıştırılıyor. Bol yağda kızartmak için kullanılan soya yağı, ayrıca kraker, kurabiye, margarin, hamur işleri ve çorbalarda anahtar malzemedir. Bazı içeriklerde soya yağı olarak etiketlenirken, bazıları ise bitkisel yağ olarak tanımlar.

Soya yağı, çeşitli doymamış yağ asitleri içerir. Maalesef, doymamış yağlar uzun raf ömrüne sahip değildir. Hidrojenasyon ya da yüksek basınç altında soyayağının içine hidrojen gazı sıkıştırılarak istenmeyen bu özellik ortadan kaldırılıyor.

5. Niasin: Birçok gerekli vitamin, mineraller ile A, C ve K vitaminleri içeren brokoliyi fast-food menülerinde bulamazsınız. Taze sebze ve meyvelerin yerine işlenmiş gıdalar vardır. Buğday unu, fast-food yiyeceklerde kullanılan en yaygın işlenmiş gıdadır. Buğday unu, susamlı, susamsız, özel şekilli ekmek yapımında kullanılıyor. Ekmek ürünlerinde bulunan buğday unu, çeşitli vitaminler, mineraller, folik asit, demir ve riboflavin içeriyor. Fakat, en yaygın kullanılan katkı maddesi niasin ya da B3 vitaminidir. Niasin, suda çözünebilen ve vücuttan idrar yoluyla atılır. Günlük niasin alımı için ekmek yemek zorunda değilsiniz. Süt ürünleri, balık, yağsız et, yer fıstığı ve yumurta da bol miktarda niasin bulunuyor.

6. Monosodyum Glutamat: Namını Asya mutfağında kazanan monosodyum glutamat (MSG), birçok fast-food restoranı tarafından kullanılıyor. Monosodyum glutamat glutamik asidin bir tuzudur. Glutamik asit proteinleri oluşturan 20 amino asitten birisidir. Besinsel açıdan bakıldığında elzem olmayan bir amino asittir, yani vücudumuzda sentezlenebilir.

MSG’nin güvenirliliği yıllardır bir soru işaretidir. 1959 yılında, Amerikan İlaç ve Gıda Dairesi, MSG’yi güvenilir madde olarak sınıflandırdı. Sonra, 1980’li yıllarda araştırmacılar, glutamat ailesindeki kimyasalların beyin dokularına hasar verip vermediğini merak etmeye başladılar. Bu konudaki çalışmalar, sinir sisteminin normal fonsiyonunda glutamatın rolünü ortaya çıkardı. Aç karnına fazla miktarda MSG yiyenlerde ve astımlı hastalarda kısa süreli yan etkiler görüldü.

7. Tuz: Sodyum klorür ya da tuz, fast-food menülerinde her zaman bulunuyor. İlk sırada olmamasına rağmen tatlı yiyeceklerde bile tuz var. Fast-food zincirleri, yemeklerini daha lezzetli yapmak için tuz kullanıyor. Biberle beraber mevsim hamburgerlerinde eşleşen tuz, ekmekte, et ürünlerinde ve peynirde kullanılan başlıca katkı maddesidir. Bazı firmaların menülerinde 1,15 gram tuz bulunuyor.

Birçok sağlık uzmanı çok fazla tuz yenmemesi gerektiği konusunda halkı uyarıyor. Çünkü fazla tuzlu yiyecekler yemekle yüksek kan basıncı arasında bir ilişki olduğu açıklanıyor. Yetişkinler için günlük 6 gram, 7-10 yaş arası çocuklar için günlük 5 gram ve 4-6 yaş arası çocuklar için ise 3 gram tuz tüketimi öneriliyor.

8. Karamel Renk: Renk katkı maddeleri, yiyeceğin öz rengini korumak, renk değereni artırmak ya da renk doğal olarak bulunmadığında ekleniyor. En yaygın renk katkı maddeleri: Yellow No. 5, Yellow No. 6 and Red No. 40. Bir kaynağa göre, jöle ve hamur işlerinde kullanılan Red No. 40, Amerika’da kullanılan en yaygın gıda boyasıdır. Yellow 5 ve 6 ise peynirlere, pudinglere ve turta malzemelerine ve alkolsüz içeceklere altın parlaklığını veren diğer boyalardır. Ancak, fast-food menülerini incelediğimizde karamel rengin daha yaygın kullanıldığı görülüyor. Ancak karamel rengin ürünün lezzetinde hiçbir etkisi bulunmuyor.

9. Yüksek fruktozlu mısır şurubu: 1957 yılında 2 bilimadamının geliştirdiği yüksek fruktozlu mısır şurubu, konserve yiyeceklerde, kek ve bunun gibi ürünlerde, ketçaplarda (bir yemek kaşığı ketçapta bir çay kaşığı bulunuyor) dondurmalarda, pastillerde, reçellerde ve birçok başka yiyecek maddesinde kullanılırken, diğer benzeri madde ise alkolsüz içeceklerde (kola, soda vb.) bulunuyor.

Üreticiler, 3 adet enzimin de genetiğiyle oynayarak yüksek sıcaklığa dayanıklı hale getiriyorlar. Böylece yediğimiz içtiğimiz herşeye (pastaneden aldığımız baklava ve kola da dahil) genetiğiyle oynanmış bu sözde şekeri bol bol katıyorlar, çünkü normal şekere göre çok ucuz.

Gıdalarda yoğun olarak kullanılmaya başlandığı 1980′ den itibaren Amerika’da obezlik neredeyse 4’e katlandı. Baskılara boyun eğmeyen pek çok bilim adamı bu yükselen obezliğin en büyük suçlusu olarak bu maddeyi gösteriyor.

10. Sitrik asit: Tuz yüzyıllardır etleri ve balıkları korumak için kullanılıyor. Gıda uzmanları ve üreticiler diğer kimyasalların da koruyucu olduklarını keşfettiler. Limon, greyfurt gibi birçok meyvede doğal olarak bulunan sitrik asit, bunlardan biri. Gıdaların ve çeşitli organik maddelerin dayanıklılığını arttırmak için ve bazı alkolsüz içeceklere tat vermek için kullanılan sitrik asitten, şekerleme ve ilaç yapımında da yararlanılıyor. Sonuç olarak, sitrik asit nüfusun yüzde 99,9’unda herhangi bir yan etkisi bulunmuyor.

İÇ ÇAMAŞIR SEÇERKEN


Mahrem dünyamız olan iç çamaşırını seçmenin de bir kuralı var!
İç çamaşırı seçerken dikkat etmemiz gereken belirli noktalar var. Üzerimizde güzel durmasından başka rahat etmemiz de oldukça önemli… Ne de olsa bütün gün içimizde bir yerlerde saklanıp duracaktır.

eliza-dushku-maxim-magazine-march-2009-1

 

Rahatlık: Sizi sıkan, rahatsız eden bir iç çamaşırı giyinmek oldukça kötü bir durum. Ne kadar güzel olursa olsun mutlaka içinde rahat davranabileceğiniz bir iç çamaşırı seçmelisiniz.

Ölçünüzü kontrol edin: Kendi vücut ölçünüze uygun olan bir çamaşır seçmelisiniz. Örneğin küçük göğüslere sahipseniz büyük görünsün diye büyük ölçülerde bir sütyen almaya kalkmayın. Bu sizi gün boyu rahatsız eder.

Giysilerinizi düşünün: Eğer açık renk kıyafetler tercihinizse sürekli koyu renklerde iç çamaşırı almanız bir işe yaramaz çünkü giymeniz mümkün olmaz. Ya da transparan giyinmeyi tercih edenlerdenseniz dantelli bir iç çamaşırı tüm gizliliğinizi ortadan kaldıracaktır.

red-lingerie

 

G-String: Çoğu kadın g-string giyinmekten kaçar oysa artık her vücuda göre bulmak mümkün ve kullandıkça yararlarını görebilirsiniz.

Malzemeye dikkat: İç çamaşırlarında kullanılan malzemeye dikkat etmeniz gerekir. İpeksi string bir külot pantolonların ya da ince eteklerin altında oldukça hoş durabilir.

Rengi önemli: Kendi ten renginize uygun iç çamaşırı seçmenizde yarar var özellikle de siyah ve beyaz pantolonların altına giyinmek için. Çünkü beyaz bir pantolonun altına yine beyaz bir iç çamaşırı giyinmek oldukça çirkin duracaktır. Bunun yerine ten rengini tercih etmelisiniz.

roberto-crescentini-fall-winter-2009-2010-cotton-club-lingerie-range

 

Birbirine uydurun: Çoğu kadın kimsenin görmeyeceğini bilseler dahi sutyen ve külodun takım olmasına dikkat ederler. Çünkü kendilerini böyle daha seksi hissederler

SATEN GECELİK MODELLERİ


Güzel Kadınların vazgeçilmezi olan seksi gecelikler zariflikle buluşuyor. Güzel kadınların diyoruz çünkü kendini güzel ve çekici bulmayanlar genelde bu tarz alışverişler yerine daha sade ve gösterişsiz ürünleri tercih ediyorlar. Ama her bayanın hayatında azda olsa bir parça bunlar vardır. Vazgeçilmez saten kumaşlar göz kamaştırıyor.. Satenin dokunuşa verdiği his ve siz kadınların gönlünde olan en zarif ve en seksi gecelikler…

GECELİK

SATEN GECELİK MODELLERİ

GECELİK

SATEN GECELİK MODELLERİ

GECELİK

SATEN GECELİK MODELLERİ

GECELİK

SEKSİ GECELİK MODELLERİ

GECELİK

SEKSİ GECELİK MODELLERİ

GECELİK